PKK'ya Çözüm.com

Sayın Adnan Oktar'ın 1 Eylül 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar

A9 TV, 1 Eylül 2017

 

(Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arakan için şunları söyledi: “Biz vicdanımızı, adalet duygumuzu, hakkaniyet ölçülerimizi bir kenara bırakarak sadece kendi menfaatlerimiz için önümüze çıkan her şeyi ezip geçerek hareket edemeyiz. Bunun için Suriye’deki, Irak’taki, Balkanlardaki, Kafkaslardaki kardeşlerimize yüreğimizi açtığımız gibi Arakan’da zulüm gören mazlumları da yalnız bırakamayız” dedi.)

Kardeşim, orada müthiş bir kepazelik var. Şimdi İngiltere orada petrol çıkartmak istiyor, bir de oralara turistik tesisler yapmak istiyor. Arakanlı Müslümanları bela olarak görüyor. İngiltere derken İngiliz derin devleti, “bunların hepsini temizleyin” dediler ve doğrudan katliam. Kardeşim, katliama ne gerek? Dersin ki “arkadaş, siz burayı tahliye edin” dersin, biz bir çare buluruz. Niye adamları öldürüyorsunuz? Niye şehit ediyorsunuz? Niye evlerini yakıyorsunuz? Dersin “arkadaş, ben burada ya katliam yapacağım veyahut işte burayı boşaltın” dersin, değil mi? İngiliz derin devletiyle. Biz konuşuruz boşaltırız orayı, gel petrol mü arıyorsun ne arıyorsan ara. Niye Müslümanları şehit ediyorsunuz, kepazelik çıkarıyorsunuz, rezillik yapıyorsunuz? Petrol için yaptıkları olaya bak. Orada böcek kadar kıymeti yok Müslümanların böcek kadar. Kitle halinde hepsini şehit ediyorlar. Müslümanlara dedim ki “Böyle şey olmaz büyük bir miting yapalım” dedim. Toplanmışlar 10-15-20 kişi, söyledim zaten “çok az olur kıymeti olmaz, o az olur” dedim. Toplanmışlar hoca efendiyi çıkarmışlar Diyanet İşleri Başkanı’nı vekil olanı, ağlamaklı bir sesle yalvarıyor Allah’a dua ediyor tamam güzel. Ama adam seni öyle bilmiyor ki. Sen, kadın zina ettiğini düşündüğünde taşlayarak öldüreceğini düşünüyor. Kadını hayvanla insan arası bir şey olarak gördüğünü düşünüyor. Kadına sopa atıp deşarj olmak istediğini düşünüyor. Say da say. Sakalını keseni öldürmek istediğini düşünüyor. Sen ağlamaklı ve mazlum gariban bir üslupla dua ediyorsun ama adam senin o kanaatte olduğuna değil acımasız biri olduğuna inanıyor. Onun için senin hakikaten mazlum olduğunu göstermen gerekiyor. O çok hayati bir konu. Gelenekçi İslam anlayışı çok gaddar görünüyor, çok acımasız görünüyor. Hepsi olmasa bile büyük bölümü öyle görünüyor. Önce onun halledilmesi lazım. Adamlar diyor ki gaddarlık öyle olmaz böyle olur diyor adamlar. Madem siz gaddarlık yapacaksınız biz sizi önceden bir ortadan kaldıralım diyorlar. Böyle bir felaket.

Bak mesela Arakan’da İngiliz derin devleti bir tane direniş örgütü kurmuş IŞİD gibi küçük. Halbuki bu insanlar yemek yemeye para bulamıyorlar. Öyle silah falan bulmak değil kalacak yerleri de yok. Görüyorsunuz ayakta bekliyorlar çalıların altında falan. Böyle bir yerde silahlı örgüt kurulabilir mi? Silahlı örgüt orada çalışma yapabilir mi? İngiliz derin devleti tarafından bir avuç çakala bunu hazırlatmışlar. Myanmar’da askeri üsse saldırttırdılar bunları. 11 askeri öldürttüler. Bunun üzerine hemen ertesi gün 3 bin Müslüman bir gün içinde şehit edildi 3 bin. İngiliz derin devletinin oyunu, her yerde aynı numara aynı yöntem. Kardeşim, bu mümkün mü terörist orada nasıl olsun? Adam çatal-kaşık bile bulamıyor silahı nerede bulsun? Otomatik silahlı adamlar bombalı falan. Çete, dışarıdan getirmişler saldırtıyorlar sonra da 3 bin Müslümanı şehit ettiler ve eylemle cayır cayır yaktılar. Bütün dünya seyrediyor. Diyor ki Birleşmiş Milletler açıklama yapıyor “İki tarafı da itidale davet ediyoruz sakin olsunlar kavga etmesinler” diyor. Kardeşim, zaten saldıran bir avuç çakal, İngiliz derin devletinin çakalı. Bak o çakallar da kaçıyor bunu yaptıktan sonra. Yani doğrudan İngiliz derin devletinin elemanları, İngiliz asıllı adamlar. Ama “kim yaptı?” diyorsun “Rohingyalar yaptı” diyor “gözümüzle gördük” diyor. 3 bin kişiyi bir gün içinde şehit ettiler.

 

(“Başı örtülü bayanlar mı daha dindar yoksa açıklar mı?” izleyici sorusu)

Her ikisi de dindar. Çünkü içtihat meselesi bu. Mesela farz edelim Kuşadası’nda oluyor dekolteye cevaz veriyor kendi şahsi kanaatiyle. Çünkü hakikaten kimse dönüp bakmıyor dekolte hanımlara. Kimse de laf atmıyor. Ben Kuşadası’nda, Fethiye’de, Köyceğiz’de mayolu bir hanıma laf atıldığını hiç duymadım. Kimse taciz etmiyor rahatsız etmiyor. Dolayısıyla kendilerini güvende gördükleri için hanımefendiler mayoyla gezebiliyorlar. Helal, bu helaldir. Ama mesela bir il, bir yerde mesela bir hanım mini etekle geziyor sarkıntılık yapıyorlarsa güvenli değilse orada hanımın kapanması gerekir, yüzü de dahil mümkün mertebe. Ama gücü yetmiyorsa başörtüsü falan da olur. Ama asıl olan tamamen kapanmasıdır. Kuran’da mümin hanımların dekolte olduğu Ahzab Suresi’ndeki ayetten açıkça anlaşılıyor. Çünkü dekoltelerini kapatsınlar diyor ayette. Dekolte hanımların hepsi. “Ey Peygamber” diyor ve “diğer mümin hanımların hepsine söyle” diyor “dekoltelerini kapatsınlar” diyor, hepsi dekolte.

 

(Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin dost çoğaltmak istediğini söyledi. “Bizim amacımız dostlarımızın sayısını artırmak. Tüm samimiyetimizle dostluk elimizi uzatıyoruz. Bu eli tutan hiç kimse bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da pişman olmayacak” dedi.)

Türkiye’yle bir şey olmaz, sadece Türkiye’yle. Türkiye küçük bir ülke, bir avuç toprak kaldı elimizde. Askeri gücü belli, imkanları belli. İran’la birleşelim, Pakistan’la birleşelim, Suudi Arabistan’la birleşelim, Rusya’yla birleşelim bitti, dünyada hiçbir sorun kalmaz. Putin kabadayı, delikanlıdır Putin. Suudiler nur gibi Müslüman tertemiz yüzde yüz Müslüman. Şiiler yüzde yüz Müslümandırlar. Pakistan, Şii çoktur Pakistan’da ama genellikle de Sünni ağırlıklıdır, nur gibi Müslümanlar. Birleştik mi konu biter.

 

(“Boşanan kadınlar zor durumda kalıyor. Bununla ilgili ne yapabiliriz?” izleyici sorusu)

Kadınlar her halükarda zor durumda kalıyorlar genç kızlar. Evlenmeyen genç kızı akıl almaz eziyor toplum. Boşanan kadını, dul kadını da öyle. Çok korkunç. Genç kızlar da öyle, “git kendine koca bul” falan. Daha çocuk 17 yaşında “git evlen başının çaresine bak, başımıza bela oldun” işte “git çalış ne yapıyorsan yap, yakamızdan düş.” Kardeşim, akıl almaz bir zulüm yani. Ağabeyi gelir işte “bu ne biçim saç” öbürü gelir “bu ne biçim etek.” Her yerde eziyorlar idi, ama bu rezalete esaslı bir darbe vurduk Allah’a çok şükür. Şimdi bayağı bir hiza oluyorlar. Şimdi bak Allah razı olsun, ben dedim ki “böyle çakallık yapanları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirin” dedim. Şimdi hükümetin o yönde kararı var. Bu tip çeteler, silahla internette kendini tanıtan, dedim ya internette silahla tanıtıyorlar falan, ya çete veyahut kabadayılık yapıyor kendince sahte kabadayılar veyahut bilgisizliğinden yapıyor böyle tipler var. Bunların hepsi şu an tespit ediliyor hükümetin talimatıyla. Şu an hükümetin aldığı karar var. Bak biz bunu rica ettik istedik, tek tek şu an polis hepsini tespit ediyor.

 

(“Paralel evrene nasıl geçilebilir?” izleyici sorusu)

Yobaz takımı bu çocukları zehirleyememiş. Atatürk’ün yedi ceddine rahmet olsun. Eğer o olmasaydı bu çocuklar da yakılmıştı söyleyeyim. Mahvolmuşlardı yani. Atatürk’ün vesilesiyle Allah vesile etti, Mehdi’dir o bir nevi vesile etti, vesile oldu bak tertemiz bir nesil var zehirlenmemiş. Gelenekçi Ortodoks sistemin müşrik üslubuyla mahvolmamış çok büyük bir kitle var. Çok nadir gençler üç-beş kişi biliyorsunuz. Bir kısmı o zehrin etkisinde ama genelde etkilenmemişler. Canımın içi, şimdi zannediyorlar ki koskocaman bir evren var, bir de ona paralel kocaman bir evren daha var. Paralel evrene biz yapışığız şu an. Şu ekran var ya, bu ekranla yapışığız. Milimetrenin yüz binde biri kadar bile değil, iç içeyiz. An meselesidir paralel evrene geçiş. Mesela adam diyor ki “gideceğiz” diyor. Gittiğin sana gösteriliyor da gittiğin falan yok, mesafe falan. Allah Katında mekan yoktur zaman da yoktur. Öyle diyeyim de anlasınlar.

 

Samimiyet Allah'ın İnsanlara Verdiği Bir Ruh Ferahlığı Bir Nurdur. Allah İnsanlara Sürekli Doğruyu Vahyeder, Ona Tam Uymak Samimiyettir

Samimiyet, Allah’ın insanların içine verdiği bir nurdur o, bir ruh, ruh ferahlığı. Yani alabildiğine dürüst olmak, tam vicdanın sesini dinlemek. Allah insana sürekli vahyeder, çok büyük bir kolaylık bunu anlamazdan geliyorlar. Diyor ki “bir yere peygamber geldiğini nereden anlarız?” Kardeşim zaten sana vahyediyor Allah kalbine. Vahyi dinlersen cennetlik oluyorsun bu kadar. Kalbine gelen vahyi yani dürüst yaşarsan, samimi olursan. Allah diyor ki “Samimi olan kullarım kurtulur” diyor samimi. Daha nasıl anlayacaksın yani? Samimi olan. Samimi demek, Allah’ın kalbe ilham ettiği vahyi dürüstçe uygulayana samimi denir.

 

(Sayın Devlet Bahçeli referandum kararına yönelik yeni bir açıklama yaparak, “Kerkük’ün referanduma dahil olması rezalettir ve hıyanettir. Türkiye bu hasmane oluşum ve yapılara göz açtırmamalı” dedi.)

Kerkük’ün altyapısını hazırladılar. Orada işte Kürt çoğunluk haline getirdiler, Türkleri az gösterdiler, nüfustan kayıtlarını sildiler yaktılar, nüfus kayıtlarını yaktılar. Çok kötü yöntemler. Zaten İttihad-ı İslam olacak yaksanız kaç yazar yakmasanız kaç yazar? Biz oraları PKK’ya teslim edecek halimiz yok. Ha yapılanabilir mi? Yapılanabilir. Ama bir gece içerisinde tamamını yok ederiz. Yani ‘el mi yaman bey mi yaman’ demişler ‘bey hepsinden yaman’ demişler. Çünkü karadan burnumuzun dibinde bu adamlar. Dünyanın en ala silahları bile olsa hallaç pamuğuna çeviririz söyleyeyim. 10 saat bile sürmez 6-7 saatte bitiririz. Yaya da hallederiz yaya, öyle bir konu olmaz. O silahların hepsini de alırız ayrıca söyleyeyim. Onların elindeki silahların tamamına el koruz. Boşa oyun oynuyorlar açıkça belirteyim.

 

(“Suriyelilerden ben rahatsızım. Sizce?” izleyici sorusu)

Nerede oluyor Suriyeliler de insanlar rahatsız oluyor, siz gördünüz mü Suriyeli dışarıda? Yani şu yollarda rastladıklarımızı mı kastediyorlar? Para isteyen. Gariban çoluk çocuk onlar ne var onda bir şey yok. İftiharla insan ona üç-beş kuruş verir. Çadırda oturuyor onlar zaten kimseyle bir alıp-veremedikleri yok ki. Neden rahatsız oluyorlar ne yaptı bu garibanlar bu mazlum insanlar ben anlamadım. Allah aşkına, sen Suriye’den gelsen, savaştan kaçıp gelsen, Türkiye’ye giriş yapsan ben seni baş tacı ederim, ben senden niye rahatsız olayım? Neden böyle düşünüyorsun ben anlamıyorum ki. Var mı gerekçeleri şu nedenden diyorlar mı? Bilmiyoruz. Olmaz sen şefkatli kızsın sana yakışmaz.

 

Cennetin Dünyaya Benzer Yönleri Vardır, Ancak Görüş Daha Keskindir

Cennet dünyaya benzer. Baktığınızda ufuk daha geniş, daha net, görüntü çok keskindir. Bir de böyle biraz Alis harikalar ülkesinde gibi yani çok harika bir yapı. Mesela insanın çok fazla bedeni oluyor ama gayet normal görüyor bunu. Görüş keskin, duyma keskin, rahat bir ortam yani o kadar başka bir şey yok. Ama cennetin asıl güzelliği bu dünyada yaptığımız güzelliklerin anlatılması hatırlatılmasıdır. En zevkli yönü budur cennetin. Ölüm de ani bir netleşme, ani bir keskinlik, birdenbire keskinlik oluşması. Müslümanda can alınması öyle zannedildiği gibi değil. Küfürde çok çetindir. Ha hastalandığında adam çırpınıp bağırabilir, onunla alakası yok. Ondan çok önce canı alınmış olabilir. O görünenle alakası yoktur. Çünkü o başka boyuta geçtiği için bizim orada gördüğümüzle onun bağlantısı olmaz.

 

Gelenekçi Ortodoks Anlayışta Kadın Yarım Bir Varlık Olarak Görülür. Kadına Buçuk Denir. Kuran İslam’ında İse Kadın Değerlidir, Özeldir

Kardeşim, sen zamanla gelişen bir dehşet sisteminden bahsediyorsun. Zamanla gelişen bir şirk sisteminden bahsediyorsun. “Tertemiz dinimiz” diyor, senin dininde sakal keseni öldürme var mı? Nasıl tertemiz oluyor böyle bir din? Sen uydurma bir din meydana getirmişsin. Şirk dini meydana getirmişsin, kan dini, dehşet ve şiddet dini haline getirmişsin. Ee, adam diyor ki “ben Hristiyan olmak istiyorum” diyor “uzat boynunu” diyorlar. “Keseceğiz ve şehrin çöplüğüne atacağız” diyor. “Zina edeni taşlayarak öldüreceğiz” diyor. Hırsız olan? “Onu da öldüreceğiz” diyor. Peki zekat vermeyen? “Onu da öldüreceğiz” diyor. Namaz kılmayan? “Onu da öldüreceğiz” diyor. Öldürme diye bir konu yok ki her şeye “öldüreceğim” diyorsun. Böyle bir din anlayışı olur mu? Ve kitlevi münafık çıkarıyor ortaya tabii. O sistemde kadını öldürme, “kadın zaten yarım buçuk” diyor. Bak mesela diyor ki: “O zat Hacı Bayram, bir yerde çadır kurdu” Hacı Bayram-ı Veli “Kendi binler müridini ortaya toplattı, o da emretti ‘ben bir imtihan yapacağım, her kim benim müridim ise ve emri kabul etse cennete gidecek.’ Çadıra birer birer çağırdı, gizli bir koyun kesti, güya has bir müridini kesti cennete gönderdi. O kanı gören binler müritler daha hiçbiri şeyhi dinlemedi inkara başladılar. Yalnız bir adam dedi ‘başım feda olsun’ yanına gitti. Sonra bir kadın dahi gitti, başkaları dağıldılar. O zat hükümet adamlarına dedi ki ‘işte benim 1 buçuk müridim bulunduğunu gördünüz’” 1 buçuk. Biri adam buçuk da kadın, insan değil yani buçuk. Ve bunu iftiharla anlatıyorlar. Kaynağı ne bunun?  Bu Risale-i Nur’daki üsluba benziyor ama tabii her yerde var bu üslup, her yerde bilinen bir şey. Mesela diyor ki Mesnevi’de Mevlana Celaleddin Rumi: “Kadında akıl yoktur” akılsız diyor “kadında akıl yoktur” bitti. “Aydın bir karara varamaz. Peygamber dedi ki; ‘Onunla danış dediğinin tam tersini yap düş yola’ dedi. Nefsini kadın tanı, kadından beter tanı. Çünkü kadın parça buçuktur. Kadınlara danışın sonra da ne dedilerse aksini yapın.” Mesnevi 1. Cilt. “Gerçekten de kadınlara asi olmayanlar helak oldu” diyor. Her yerde nefret öğretilmiş, öfke öğretilmiş, karşı olmak öğretilmiş. O yüzden kadınlara karşı muazzam bir sistem, acımasız bir sistem, ezici bir sistem geliştirilmiş idi, biz de bunları yerle bir ettik. Ve bundan sonra da yerle bir etmeye devam edeceğiz. Ve utanmadan bunu yapıyorlar ve acımasızca yapıyorlar, idi. Sıkıysa bundan sonra yapsınlar göreyim.

 

Aşiretlerin Hürmet, İzzet, Saygı Anlayışı Çok Güzeldir

Aşiret, iyi aşiret olması bir mahsuru yok, güzel. Aşiret evine giriyorsun ayakta karşılarlar hürmet izzet. Başbakanlık binası gibi olur aşiret evleri. Oradaki hürmet çok güzeldir aşiret mensuplarının. Düğünü çok iyi olur aşiret düğünleri yıkılır ortalık. Var mı hiç aşiret düğününden görüntü? Birkaç aşiret düğünü olması lazım kutlama. İlginç olur aşiret düğünleri. Modern insanlar, aklı başında, kibar, saygılı. Ben aşiret mensuplarından tanıdıklarım var, bayağı kibar hürmetli insanlar.

 

(“İslam’da nikah neden gereklidir?” izleyici sorusu)

Nikah Allah'ın huzurunda söz vermesi kadının, erkeğin söz vermesi. Yani neslin bozulmasını önlemek için Allah'ın bir kuralı. Çünkü o zaman çocuk olsa kimden olduğu belli olmaz. Yani nesil bozulur. Neslin bozulmasını önlemek için kadın erkeğe söz veriyor. Erkek de kadına söz veriyor. Ben sadece seninle olacağım diyor. O da ben senden ayrılmayacağım diyor. Bu kadar. Yani verilen bir söz. Başka bir şey değil. Ama tabii nikahta miras hukuku vardır aynı zamanda, miras hukuku, varis olur yani.

 

Kuran İslamı Dünya Çapında Adım Adım Büyük Bir Hızla Gelişip İlerliyor. Deccaliyetin Bu İlerlemeye Karşı Durma Gücü Olmayacaktır

Dünyada yaşanan din teker teker mağlup oluyor ve bu mağlupluk o kadar açık oluyor ki bak Suriye ehli sünnetin kalesiydi. Şia’nın da kalesiydi, yok oldu. Irak ehli sünnetin kalesiydi yok oldu. Tarihe karıştı. Şimdi diyorlar ya hani “kurtardık” falan, bakın çok daha kanlı bir savaş daha gelecek. Bütün o “düzelttik” dedikleri yerler var ya, hepsi yeniden yerle bir olacak, açıkça söylüyorum. Bak şu andan itibaren söylüyorum. Herkes yine kaçacak. Yine olacak. Aynı şekilde Sünni Afganistan yerle bir oldu. Yemen yerle bir oldu. Libya yerle bir oldu ve bir daha düzelmesi şu an imkansız. İmam Mehdi (as)'nin zuhurunun dışında imkansız. Yani her yerde gelenekçi İslam mağlup oluyor. Bak aldığınız haberler hepsi yenilme haberleri ve her yerde zavallı konumundalar ve yeniliyorlar. Kuran İslamlığı şu an dünyada alttan alta bütün gücüyle ilerliyor. Ama İngiliz derin devleti şeytani bir zekaya sahip olduğu için, modern İslam anlayışına karşı, Kuran İslamlığına karşı Rumiliği çıkarttı. Dengelemek için. Ama Rumiliğin karşısında Kuran İslamlığı dev bir aslana benziyor. Ve yerle bir ediyor onu. Rumiliği yerle bir ediyor. Yani Rumilikte dayanamazlar, dayanamıyorlar. Gelenekçi İslam zaten darmadağın.

 

(Amerikan Devleti'nin istihbarat ve ulusal güvenlikle ilgili tüm birimleri Aspen’de bir toplantı yapmış. Bu toplantıdaki önemli istihbaratçıların birçoğu Trump’ın ruh sağlığı açısından Amerika'yı yönetmeye uygun olmadığını açık açık dile getiriyorlarmış. Serdar Turgut “Gerçekten derin devletin olduğunu bu toplantı sonrası daha iyi anladım. Sanırım derin devlet anayasanın yirmi beşinci maddesine göre Trump'ın ruh sağlığına uygun değil diye görevden almaya hazırlanıyor” dedi.)

Onu Tayyip Hoca'ya da yapmaya kalkmışlardı. Yani işine gelmeyen oldu mu hemen delilikle suçluyorlar. Yani eskiden beri böyle. Peygamberimiz (sav)’i delilikle suçladılar. Hazreti Musa (as)’yı, İbrahim (as)'i hepsini delilikle suçladılar. Şimdi de onu delilikle suçluyorlar. Deccaliyetin tek silahıdır o, ana silahlarından biridir.

 

Disiplin Çoğu Zaman İnsanın Neşesini Ortadan Kaldırır. Allah'a Teslim Olup Vicdanınla An Be An Allah'n İlhamına Uymak En Doğrusudur

Disiplin güzel bir şey değil. Allah’a teslim olup, vicdanınla an be an Allah’ın ilhamına uymak en doğrusudur. Mesela faşizmde disiplin vardır. İnsanları mahveder. Mesela İtalyan faşizminde ana konularından biri disiplindi. Hitler faşizminde disiplin. Stalin Rusya’sında disiplin. Ve hep insanları mahvetmiştir. Hür irade, hür düşünce güzeldir. Ama tabii bazı şeylerde mesela askeri çalışmalarda yahut bazı eğitimlerde, sağlık konularında falan disiplin gerekir. Ama o bir tedavidir yani tedavi düzgünlüğüdür.

 

İslam'ı Öyle Bir Tanıtmışlar Ki İslam'ı Yaşarsan Müzik, Resim, Dans, Heykel, Deniz, Güzel Evler, Lüks Arabalar Hepsi Elinden Gider Diyorlar

Kardeşim, size İslam'ı o kadar ters anlattılar ki; İslam sürünmek, mahvolmak. Hayatın bütün sosyal yönlerinden çekilmek, bütün nimetleri küfre teslim etmek. Aşağılanmak. Efendim işte bir hırka, kırk lokmayla idare etmek. Bodrum katlarında yaşamak. Estetikten uzak olmak. Müzik dinlememek. Resim diye bir olayı kabul etmemek. Heykel diye bir olayın olmaması. Plaj diye bir olay olmaması. Yüzme havuzları, eğlenceler, diskolar, güzel semtler, güzel villalar, güzel bahçeler, hepsinden vazgeçip tamamını küfre teslim etmek. Yani bunu kastediyorsunuz. Müslüman ne yapar diyor. Sürünür diyor. Yani özetle sürünür diyor. Ben sürünmemeyi tercih ettim. Eğlenceyi tercih ettim. Müslümanın hakkı budur çünkü. Allah ayette diyor ki, “dünyada sizin, ahirette yalnızca size sizin” diyor. Yani dünyadaki bütün nimetler için. Bak “dünyada sizin.” Kuran ayeti bu. “Ahirette küfre vermeyeceğim” diyor. “Orada sadece sizin” diyor.

 

(Ahmet Hakan iki konuya tam destek verdiğini duyurdu. Birincisi cübbeli şalvarlı asker konusu. “Çarşı iznine çıkan bir askerin giyindiği kıyafetten size ne kardeşim? İster şort tişört giyer, ister şalvar cübbe. Askeri kışla dışındaki sivil kıyafeti kimi niye rahatsız etsin?” dedi. Geçen gün konu olan askerimizin kıyafetini gösterebiliriz. Cübbeli şalvarlı dediği asker bu.)

Canım ona ne hakikaten yani. Çarşı iznine gelmiş, istediğini giyer. İsterse çamaşırla gezer. Ona ne, ne karışıyor? Olur mu öyle mantık? Yani orada bırakılmış o. Ne yaparsan yap diyorlar. Orada askeri disipline uymaz.

(İkinci konu şu diyor; “Askeri cenaze törenlerinde bando Chopin cenaze marşı yerine Itri'nin tekbirini çalacakmış. Mükemmel bir uygulama. Itrı ki bizim öz musikimizin piridir. Itri'nin tekbiri ki neye inanırsak inanalım hepimizin tüylerini diken diken eder” dedi.)

Onu zamanında söyledim. Dedim ki bando ile falan olmaz. Tekbirlerle götürün dedim. Bando olayının hiç olmaması lazım. Yani garip bir görüntü veriyor. Yapmayın etmeyin. Cenaze değil ki bu, şehit götürüyorsun. Davulla zurnayla şehit mi götürülür? Saksafon bilmem ne falan yani acayip oluyor. Tekbir, sadece tekbirle götüreceksin. “Tekbir” diye biri bağıracak, “Allahu ekber. Tekbir. Allahu ekber.” O şekilde götüreceksin. Bir de şehidi yıkıyorlar. Şehit yıkanmaz. Kanlı elbisesiyle, askeri kıyafeti ile öylece gömülür. Yeni yeni kanunlar çıkarıyorlar. Yeni yeni olaylar. Şehit o şekilde gömülür. Ve şehidi de göstermeleri lazım. Açık, açık tabuta konacak. Mesela İstanbul'da gezdireceksin. Ana caddelerde, ortalık yıkılacak tekbirlerle. Değil mi? Şehidin kanını alacaksın boynuna süreceksin. Akrabaları olabilir. Yakınları olabilir. Onun anlamı belli, ne anlama geldiği. Değil mi? Yani cinnet getireceksin, cinnet. Ve ondan sonra da gereğini yapacaksın. Bu kadar. Yaptın mı da bihakkıyla yapacaksın. Adam bir daha illaAllah diyecek. Kayaları söktüreceksin. Ormana kaçtı diyor. Yak ormanın hepsini. Ne demek ormana kaçtı? Mağaraya girdi. Bütün mağarayı çökertirsin. Cehenneme çevirirsin ortalığı. Kaçma diye bir şey olmaz. Ben anlamıyorum. Yani ben bunu kavrayabilmiş değilim. 

 

Tutkunun Oluşabilmesi İçin Allah Sevgisi ve Allah Korkusu Olması Gerekir

Tutku için bir kere karşındakinin Allah'a inanması lazım. Allah'ı sevmesi lazım. Allah'tan korkması lazım. Seni çok değerli görmesi lazım. Bir sanat eseri olarak görmesi lazım. Senin haysiyetini, şerefini, namusunu, onurunu, kendi haysiyeti, şerefinden, namusundan daha üstün görmesi ve daha önemli görmesi lazım. Sağlığına, sıhhatine, dinine, imanına özen göstermesi lazım. Seni bir mücevher gibi, nadide bir çiçek gibi koruyup kollaması lazım. O zaman sen zaten tutkuyu yaşarsın. Ama ete susamış aç bir sırtlan gibi gelirse, senin haysiyetini, şerefini, namusunu önemli görmezse, tutku değil de sadece nefret gelişir. Başka bir şey olmaz.

 

İyilerin Neşeli, Zinde ve Güçlü Olması Önemlidir. O zaman Kötülüğe Karşı Mücadeleleri Çok Etkili Olur

Bizim de işte morale ve güce ihtiyacımız var. Öbür türlü kaybederiz. Yeniliriz. Neşeli olmak durumundayız. Zinde ve güçlü olmak durumundayız. İktidar sahibi olmak durumundayız. Güçlü bir siyasete sahip olmak durumundayız. Aksi durumda yeniliriz. Yani o zavallı insanlara faydalı olamayız. Dediğin bir yönüyle doğru ama bu yönüyle olmaz.

 

(“Teknolojide neden gerideyiz?” izleyici sorusu)

Gelenekçi Ortodoks İslam anlayışında sanat yasak, bilim yasak. Bilim yoktur ilim vardır. Bilime gıcık olurlar adamlar. Heykel yok. Resim yok. Estetik yok. Kalite yok. O zaman tabii hiçbir şey gelişmez. Bu yanlışlığı süratle izale ediyoruz şu an, süratle. Büyük bir oyuna getirildik. Bu oyunu bozuyoruz. Kadınlara oyun oynandı. İslam alemine oyun oynandı. Bu oyunu bozuyoruz.

 

(“Oradaki bayanların İslami olarak giyinme tarzıyla ilgili hiçbir bilgileri yok mu?” izleyici sorusu)

Bir kere kadınlarla ilgili kafanızda tek yönlü bir inanç oluşmuş. Kadın mutlaka kapanması gerek. Erkek niye kapanması gerekmiyor da, kadın kapanması gerekiyor? Yani erkek oynayabiliyor, kadın oynayamıyor. Erkek plaja gidiyor, kadın gidemiyor. Erkek gülebiliyor, kadın gülemiyor. Erkek istediği gibi çıplak gezebiliyor yani şortla çamaşırla gezebiliyor, kadın gezemiyor. “Bunu yasaklayan ayet hangisidir?” diyoruz. Böyle bir ayet de yok. O zaman nereden çıkartıyorsunuz bunu? Neden ayet söylemiyorsunuz. Hadis var diyorsunuz. Tabii ki hadis çıkar. Hadis yüz tane çıkarırsın. Bana ayet göstereceksin. Ayet yok. Böyle bir din yok. Dini size yanlış öğrettiler. Kadın karşıtlığını öğrettiler. Kadınların huzurunu kaçırmayı, kadınların özgürlüğünü kısıtlamayı size ibadet olarak gösterdiler. Müslümanlık olarak gösterdiler. Kadını yarım varlık olarak, insanla hayvan arası gibi görmeyi ve cehennemlik varlıklar olarak göstermeyi, kadının dediğinin tersinin yapılması gerektiğini, kadına sık sık sopa atılması gerektiğini, kadına şiddet uygulanması gerektiğini size din iman İslam'ın bir gereği gibi, ibadet gibi gösterdiler. Bir oyuna getirildiğiniz. Size bir oyun oynandı. İslam alemine büyük bir oyun oynandı. Ve o yüzden Allah İslam alemini mahvediyor ve mahvetmeye devam ediyor. Bak İslam ülkesi kalmayacak bu kafayla. Kadınların ezildiği bir dünyada Allah dünyayı mahveder. Kullarının yarısı kadın. Kadınlara karşı bu sistem müthiş cephe almış durumda, bilerek veya bilmeyerek. Bunu mutlaka ortadan kaldıracağız. Yanlış biliyorsunuz İslam'ı.

2017-09-16 08:21:01

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top