PKKYACOZUM.COMhttp://pkkyacozum.compkkyacozum.com - Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu - Son EklenenlertrCopyright (C) 1994 pkkyacozum.com 1PKKYACOZUM.COMhttp://pkkyacozum.comhttp://harunyahya.com/assets/images/hy_muhur.png11666Yusuf Kaplan: “Katar Krizinin Gerisinde İngilizler Var”11 Haziran 2017, Yeni Şafak

Yusuf Kaplan yazısında İngiliz derin devletine şöyle işaret etti:

Katar krizinin gerisinde İngilizler var: Haritaları İngilizler yeniden çiziyorlar...

İhvan gibi İslâmî oluşumların kökünü kazıyacak, Müslümanları birbirine kırdıracak planları İngilizler geliştiriyorlar. 

İngilizlerin iki asırdır iki aşamalı olarak uyguladıkları temel strateji şu:

Genelde İslâm’sız Dünya ve “İslâm’sız” İslâm; özelde ise İslâm’sız Türkiye ve Türkiye’siz İslâm.

10 Haziran 2017, Akşam

Akşam yazarı Prof. Dr. Yasar Hacisalihoglu yazısında İngiliz derin devletine şöyle işaret etti:

Katar oyunu; yüz yıl önce İngiltere’nin Osmanlı’ya karşı Arapları kışkırtma çabasına o zaman direnen ve daima Osmanlı’nın yanında yer alan Katar’ın bugün de bu tarihsel refleksi göstermesinden rahatsız olanların tezgahıdır. Bu tezgahı da bozabilmenin tek şartı ise İslam coğrafyasının fitne fesattan arındırılarak, tüm kuklalardan kurtularak büyük bir uyanışın başlamasıdır.

/*****************/

İngiliz derin devletinin yalnızlaştırma politikasıyla teker teker İslam ülkelerini ezmeye çalıştığını anlatan Sayın Adnan Oktar, derin devletin şimdi de Katar’ı kontrolü altına almak istediğini söylemektedir. Sayın Oktar, bu oyuna hiçbir İslam ülkesinin gelmemesi ve birlik olmaları gerektiğini önemle hatırlatmaktadır.  

6 Haziran 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Katar’la dayanışma içinde olalım fakat Suudi Arabistan bizim kardeşimiz, canımız. Çok önemli bir İslam ülkesidir, tertemiz Müslümanların yaşadığı bir yer. Suudi Arabistan’ı da bütün gücümüzle destekliyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri’ni de bütün gücümüzle destekliyoruz. Sadece orada oyun oynanmasına karşı kardeşlerimizi uyarıyoruz. Bak İngiliz derin devletinin casusları oraya gitti. Bir şeyler çeviriyorlar şu an. Bu adamların İngiltere’yle bağlantılarını herkes biliyor. İngiliz derin devletinin bu adamları desteklediğini de herkes biliyor. Çok çok dikkatli olmak lazım.

İslam ülkelerini teker teker ezerek ilerliyorlar. Mesela Irak için de “Bunlar atom bombası yapıyor” dediler, mahvettiler, işgal ettiler. Şu an Irak diye bir ülke yok. Milli servetini sömürüp darmadağın ettiler. Libya’da da öyle, orada da terör var, şu var, bu var deyip orayı da mahvettiler. Sıradan gidiyorlar. “Afganistan terör ülkesi, ikiz kuleleri bunlar yıktı” dediler, mahvettiler Afganistan’ı da. Şimdi Katar zengin bir ülke, orayı da mahvedecekler. Sonra sıra Suudi Arabistan’a gelecek. Bak Suudi Arabistan’a onu yaptırıyorlar ya, sonra sıra Suudi Arabistan’a gelecek. En sona Türkiye’yi bırakıyorlar. Türkiye güçlü olduğu için korkuyorlar. Asıl hedef Türkiye aslında, ama direkt gelemiyorlar. İşte bu FETÖ’yle bir şeyler yapmaya kalktılar, ondan sonra da hasta deve gibi kaçtılar buradan.

İslam birliğinin olmamasının, İttihad-ı İslam’ın olmamasının, Mehdi (as)’ın zahir olmamasının nasıl bir felaket getirdiğini bütün dünya görüyor şu an.


5 Haziran 2017, A9 TV  

ADNAN OKTAR: İngiliz derin devleti, bir karanlık oyun peşinde. Buna hemen fikren müdahale etmek lazım. Müslümanları ikiye bölmeyi düşünüyor İngiltere’deki İngiliz derin devleti. Ciddi bir oyun hazırlıyorlar. Rumi bir cephe oluşturmak istiyorlar. Bir de koyu Sünni ve koyu Şii inancı çatıştırmaya çalışıyorlar. Şimdi esaslı bir hazırlık var. Buna müsait de çok fazla adam var. Hükümet bu konuda çok titiz olsun. Mesela bu Katar’la olan olayın hemen çözülmesi gerekiyor... Türkiye’nin bu oyunu bozması lazım. Suudi Arabistan da bu oyuna gelmesin.

Türkiye ile Katar’ın arası çok iyi bu aralar. Türkiye’de muazzam yatırımlar yapıyor, Türkiye de Katar’da çok büyük yatırımlar yapıyor. Müthiş bir ekonomik bağlantı var aramızda. Şimdi İngiliz derin devletini bu çok rahatsız etti. Bunu ortadan kaldırmak istiyorlar ve Katar’ı çökertmek istiyorlar yani dize getirmek istiyorlar, İngiliz derin devletinin kontrolüne sokmak istiyorlar. İşte İttihad-ı İslam, Mehdiyet olsa bunu hiç yapamayacaklar. Ama bak tek tek olunca rahatça ezebiliyorlar. Suudi Arabistan bu oyuna gelmesin.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251378/yusuf-kaplan-“katar-krizinin-gerisindehttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251378/yusuf-kaplan-“katar-krizinin-gerisindeSat, 01 Jul 2017 01:27:55 +0300
Batman'da 'Sosyal Market' Açıldı10 Mayıs 2017, Anadolu Ajansı

Batman Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından ihtiyaç sahiplerine yönelik "sosyal market" açıldı.

Şafak Mahallesi'nde açılan market aracılığıyla ihtiyaç sahiplerinin tüm kıyafetleri ücretsiz karşılanacak. Vakfa kayıtlı ihtiyaç sahipleri görevlilerce evlerinden alınarak markete getirilecek. İhtiyaç sahipleri burada gereksinimleri karşılandıktan sonra yeniden evlerine bırakılacak.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar sohbetlerinde ihtiyaç sahibi kimselerin rencide edilmeden, ücretsiz şekilde yararlanabilecekleri açık marketlerin oluşturulması gerektiğini yaklaşık 10 senedir anlatmaktadır.

Nitekim Sayın Oktar’ın çağrısından sonra çeşitli yerlerde bu tarz marketler açılmıştır. Son olarak Batman Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından ihtiyaç sahiplerine yönelik bir "sosyal market" açılmıştır.

10 Mayıs 2017, Anadolu Ajansı

Batman Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından ihtiyaç sahiplerine yönelik "sosyal market" açıldı.

Şafak Mahallesi'nde açılan market aracılığıyla ihtiyaç sahiplerinin tüm kıyafetleri ücretsiz karşılanacak. Vakfa kayıtlı ihtiyaç sahipleri görevlilerce evlerinden alınarak markete getirilecek. İhtiyaç sahipleri burada gereksinimleri karşılandıktan sonra yeniden evlerine bırakılacak.


Hilal TV, 27 Aralık 2008

Adnan Oktar: Benim tavsiyem şunlar, bir kere ücretsiz hastaneler oluşturulması lazım. Kaliteli ve güzel hastaneler oluşması lazım. Halkın ücretsiz yiyecek alabileceği yerler oluşturulması lazım YANİ, AÇIK MARKETLER, halkın ihtiyacı kadar alabileceği gibi yerler oluşturulması lazım.  


Çay TV, 4 Mart 2009

Adnan Oktar: Bir de çok fakir olan insanlar için marketler yapılması gerekir. Bu insanlar gidecekler muhtarlıktan, ilgili yerlerden belgelerini alacaklar, bu utanç duyulacak birşey değildir. Onlar için şereftir. Ahirette cennetlerini inşaAllah genişletir. “Ben şu kadar peynir istiyorum, şu kadar zeytin istiyorum, şu kadar ekmek istiyorum, günlük ihtiyacım bu” diyecek, imzasını atacak, “aldım” diyecek. Bu müthiş bir rahatlıktır. Bu ekonomik krize muazzam bir ilaçtır ve çözümdür.


Çay TV, 11 Mart 2009

Adnan Oktar: Bir marketler zinciri yapılsın demiştim, Allah’a çok şükür birçok ilde bu oluştu. Mesela evimizde bulgur var, 10 kilo bulgur aldık. Götürelim 1 kilo bulguru, orada bulgurun bulunduğu bölüme koyalım. Mesela 10 tane ekmeğimiz var, bir tane ekmeğimizi götürüp oraya koyalım. Fakir insanlarımız da, kardeşlerimiz de oraya geldiklerinde devletten, muhtardan bir yazı alsın. Bu insan muhtaçtır, ihtiyacı vardır diye. Gizli, imzalı, mühürlü. Marketten içeri girince, HATTA KREDİ KARTI GİBİ DE BİR KART VERİLİR, makineden çeker, istediklerinin ihtiyacı kadarını alır. Biz de mutlu oluruz, o da mutlu olur. 

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251377/batmanda-sosyal-market-acildihttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251377/batmanda-sosyal-market-acildiSat, 01 Jul 2017 01:20:11 +0300
7 Bin Bekçi Kadrosu Açıldı29 Nisan 2017, Yeni Şafak

OHAL kapsamında yayımlanan 690 Sayılı KHK ile Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatına 7 bin çarşı ve mahalle bekçisi kadrosu ihdas edildi.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar sohbet programlarında Hükümetimiz’in bir kadro tahsis ederek, halkımızı korumak için ruhsatlı silahlı bekçiler bulundurması gerektiğini söylemişti.

Nitekim yeni hazırlanan KHK’ya göre 7 bin çarşı ve mahalle bekçi kadrosu ihdas edilmiştir.

6 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: 4 milyon asker silah altına alınsa, bütün dünya sallanır. Dünyanın en büyük ordusu olmuş oluyor Türk ordusu... Her yere vatandaşları bekçi olarak, korucu olarak ata. Harcama da yap, altı aylığına da sanayiden vazgeç, PKK’yı kazıyıncaya kadar.


3 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kanun vatandaş lehine değiştirilsin. Mesela orada vatandaşlar, o PKK’lılara istese gereğini yaparlardı ama eli-kolu bağlı... Vatandaşın kendini koruyabilmesi lazım, polisi ve askeri koruyabilmesi lazım. Vatandaşı polis yahut bekçi kadrosunda görevlendirebilir devlet, maaşa bağlar.


25 Ocak 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Korucularımıza maaş verelim. Devlet kaynak bulamıyorsa, eskiden bekçiler vardı, halk verirdi paralarını. Bekçi baba dolaşırdı, halktan para toplardı. Kahverengi giyerdi onlar. Polisten çok daha etkili olurdu. Mahallede bir tane bekçi olurdu. Mahallenin bütün asayişini o hallederdi. Esnafla samimi olurdu onlar. Herkesle samimi olurdu. Bekçi baba diye çağırırlardı. Para da topluyordu, konu bitiyordu. Biz verelim o zaman paralarını. Ama bir şekilde devlet bunu açıklığa kavuştursun.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251376/7-bin-bekci-kadrosu-acildihttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251376/7-bin-bekci-kadrosu-acildiSat, 01 Jul 2017 01:08:50 +0300
Türkiye’nin “Kaplan”ı Geliyor29 Nisan 2017, Takvim

ROKETSAN, son dönemde dikkati çeken ürünlerinden Kaplan füzesi (TRG-300) ve silah sistemini ilk kez 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'17) tanıtacak.

Kaplan füzesi, yüksek isabet ve tahrip gücü sayesinde 30 kilometreden 120 kilometreye kadar yüksek öncelikli hedefler üzerinde yoğun ve etkili ateş imkanı veriyor.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar canlı yayın sohbetlerinde ülkemizin PKK’ya ve dış düşmanlarımıza karşı caydırıcı olması bakımından çok sayıda uzun menzilli ağır silahlara sahip olması gerektiğini sıklıkla vurgulamakta, özellikle Makine Kimya Endüstrisi’nin yerli füze üretimine ağırlık vermesi gerektiğini ifade etmektedir.

Nitekim Hükümetimiz bu konuda birçok girişimde bulunmuştur. Son olarak ROKETSAN, Kaplan füzesi ve silah sistemini ilk kez 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda tanıtıma çıkaracaktır.

30 Ekim 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: … Uzun menzilli balistik füzeler. Mesela beş bin kilometre, on bin kilometre menzilli füzeler. Mesela bu İran’da var. İran titretiyor ortalığı. Yani daha da mesela aşan, on beş bin kilometre, yirmi bin kilometre menzilli füzeler, muazzam caydırıcı olur. Bir de kısa menzilli füzeler olması lazım. Mesela bin kilometre menzilli, beş yüz kilometre menzilli, böyle ağır savaş başlığı taşıyan füzeler. Askeri cepheye sürmene gerek olmaz. Öbür türlü, topu olay yerine getirmen gerekiyor. Tankın, topun menzili belirli, yani o kadar uzun olmuyor. Onun için top menzilinin çok çok daha uzun menziline giden roket gerekiyor. Yani hem can kaybı olmaz hem de caydırıcı olur.


30 Haziran 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Caydırıcılık açısından asıl önemli olan füze. Uzun menzilli füzeler, kısa menzilli füzeler. Karadan karaya, karadan havaya. Özellikle karadan havaya çok önemli, ordumuzun hava savunma füzelerinin olması çok önemli. Zaten benim gördüğüm en önemli silah hava savunma füzeleri. Yani uçağı yaklaştırmayan, füzeyi yaklaştırmayan füzeler. Bunlar çok caydırıcı olur.


15 Haziran 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye’nin roket sanayiine ağırlık vermesi önemli. Savunma Bakanlığı’ndan istirham ediyoruz. On binlerce, yüz binlerce roketimiz olması lazım. Bin kilometre, iki bin kilometre menzilli, üç bin kilometre, beş bin kilometre menzilli olması lazım. Caydırıcı güç bakımından İran gibi olmamız lazım.


17 Mart 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Savunmada en önemlisi füzedir. Tank tek bir mayınla yok edilir. Uçak da ufacık omuzdan atılan bir roketle indiriliyor aşağıya. Ama roket önemli bir şey, yakalanması da mümkün değil, çok zor. Çok caydırıcıdırBin, iki bin, üç bin, dört bin, beş bin, on bin kilometre menzile ulaşabilecek ayrı ayrı roketler yapılması lazım. Ne kadar? En az bir milyon adet ve yer altında olması lazım. Çelik kapaklı olması lazım. Çelik kapak açılacak yerin altından. Karadan havaya roket olması lazım. PKK’yı caydırmak açısından gerekli, yoksa can yansın istemeyiz tabii ki.


22 Aralık 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Makine Kimya Endüstrisi uzun menzilli roket yapsın. Caydırıcı olur. En az on bin kilometre menzilli roket yapsın. Beş bin kilometre mezilli de olur. Roketin üstünde çok dursun Makine Kimya Endüstrisi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en mühim gücü roketten oluşsun. Tankla topla olmaz. Roket çok caydırıcı olur. On binlerce, yüz binlerce roketi olması lazım Türkiye’nin. PKK’nın en yıldığı rokettir. Ayette de var, Cenab-ı Allah -şeytandan Allah’a sığınırım- “Caydırıcı güç hazırlayın” diyor Enfal Suresi 60. ayette. Roket caydırıcı güçtür. 

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251375/turkiyenin-“kaplan”i-geliyorhttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251375/turkiyenin-“kaplan”i-geliyorhttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/0x0-kaplan-gibi-geliyor-1493381345883.jpgSat, 01 Jul 2017 01:04:04 +0300
Korucular Sigortalı Hale Geliyor 6 Nisan 2017, Takvim

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde muhtarlarla buluşmasında koruculara müjde vererek şunları söyledi:

“Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. Ve tüm güvenlik korucularımızı sigortalı hale getiriyoruz. Sigorta primleri İçişleri Bakanlığımız tarafından ödenecek, güvenlik korucularımız tıpkı diğer sigortalılar gibi istedikleri yerden sağlık hizmeti alabilecek."

Maaş, harcırah ve tazminatlara ilave olarak her güvenlik korucusu için 578 liralık bir sigorta ödemesi yapılacağını.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar üç yıldır sohbet programlarında “Korucuların koşullarının iyileştirilmesi çok önemli. Sigortalarının yapılması, imkanlarının artırılması mutlaka gerekli” çağrısında bulunmaktadır.

Nitekim Hükümetimiz bu konuda bazı girişimlerde bulunmuştur. Son olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan koruculara müjde vererek sigortalı hale getirileceklerini söylemiştir.

9 Ocak 2016, A9 TV     

ADNAN OKTAR: Sigorta, tabii bu gerekir. Yani bin-bin beş yüz lira vermiş olsa bile Hükümet, ama en düşüğünden de olsa bir sigorta gerekir. Çünkü bu insanlar çok zor durumda kalıyorlar, çocukları var. Bir de cansiperane gayret ediyorlar. Hükümetin mutlaka aklındadır sigorta konusu. Onu herhalde bir sıraya sokmuşlardır gibi geliyor bana.      


28 Ekim 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam, bu arslanlar var. Güneydoğu’nun aslanları. Askerimiz, polisimiz gibi. Korucu kardeşlerimiz. Bu canlar soğuk Siirt dağlarında komandonun, askerin önüne düşüyorlar en önde. En önde mayın patladığında onlar havaya uçuyor. En önde onlar gidiyor, kurşun atıldığında ilk önce onları vuruyorlar. Bütün her yeri biliyor avucunun içinde gibi ve arslan onlar. Hükümet onların sayısını arttırsın, beş bin kişi demişlerdi. On bine çıkaralım. Maaşları güzel olsun, kalbimiz rahatlasın. 


24 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Ben bunu üç yıldan beri söylüyorum. Son yıllarda da özellikle yoğunlaştırarak anlatıyorum. Korucuları "polis kadrosuna alsınlar" diye. Korucular polis kadrosuna alınsın. Her türlü sosyal hakları olsun. 


25 Ocak 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Korucu kardeşlerimizin varlığı zaten hayati... Sayılarının artırılması gerekiyor. Yavaş yavaş da olsa, sayıları artırılsın korucuların. Polis kadrosuna alınsınlar. Rahat yaşasınlar. Bu Güneydoğu’yu zenginleştirir, güzel olur.


31 Aralık 2014, A9 TV  

ADNAN OKTAR: Köy korucusu polis hükmünde olsun, gayet güzel sigortaları da olsun, maaşları da olsun, iftihar ederiz. Bu bize moral olur, mutlu olmalarına seviniriz.


5 Kasım 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’dan benim ricam, koruculara çok güçlü şekilde sahip çıksın. Korucuları polis kadrosuna alsın. Ve sayılarını da çoğaltsın, imkanlarını çoğaltsın, savunma güçlerini artırsın. Mükemmel bir yapı bu koruculuk sistemi.  


29 Nisan 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Korucularımız polis kadrosuna alınsınlar. Mesela köyde on korucu mu var? Otuz korucuya çıksın. Şimdi burada bir de bahaneyle para vermiş oluyoruz vatandaşımıza, değil mi? Para vermek için bir bahane. Ne güzel. Onlara bakmak için bir bahane.

Tayyip Hocam korucu kardeşlerimize çok iyi sahip çıksın. Koruculara müthiş destek sağlayalım. Sayılarını artıralım, polis kadrosuna alalım.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251374/korucular-sigortali-hale-geliyor-http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251374/korucular-sigortali-hale-geliyor-Sat, 01 Jul 2017 00:53:00 +0300
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Cübbeli, Sakallı, Hoca ve Alim Kılıklı Modern Lawrence'ler Var”27 Mart 2017, Oda TV Haber sitesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 4. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Gençlik Buluşması Programında  şunları söyledi:

“Eşrefi mahlukat olan insana ruh katan ne kadar ilke varsa hepsinin içinin boşaltıldığı günler yaşıyoruz. Bu süreçte öne çıkan DEAŞ ve YPG gibi terör örgütlerinin, FETÖ gibi ihanet çetelerinin en büyük zararı Müslümanlara verdiklerini görüyoruz. İpleri kendilerini kullanan güçlerin elinde olan bu katil sürüleri, insanlık dışı eylemleriyle bölgemizin parçalanmasına taşeronluk yapıyorlar. Nasıl bir asır önce coğrafyamızdaki ülkelerin sınırları kanla, gözyaşıyla, fitneyle çizildiyse bugün de aynısı terör örgütleri şebekeleri üzerinden yapılmak isteniyor. Yüz yıl önce Arapça konuşan, faaliyet gösterdiği yerin insanları gibi giyinen Lawrence vardı. Bugün de cübbeli, sakallı, hoca ve alim kılıklı modern Lawrence’ler aynı şeyi yapıyor.  Bir asır evvel Sykes ile Picot arasında yapılan anlaşmalar vardı, bugün de kapalı kapılar arkasında süren kirli pazarlıklar var.

/*****************/

Tüm terör örgütlerinin İngiliz derin devleti tarafından kontrol edildiğini Sayın Adnan Oktar sohbet programlarında belgeleriyle ortaya koymaktadır. Ayrıca Sayın Oktar, Osmanlı’nın yıkılışında İngiliz derin devletinin ajanlarının kullanıldığını, bugün de alim görünümlü birtakım münafık-ajan kimselerin kullanılarak Türkiye üzerinde oyunlar oynandığını defaatle hatırlatmaktadır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan da bir konuşma yaparak, “Günümüzde de cübbeli, sakallı, hoca ve alim kılıklı modern Lawrence’lerin Türkiye üzerinde kirli pazarlıklar yaptıklarını” belirtmiştir.

29 Eylül 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Lawrence İngiliz derin devletinin ajanı. Osmanlı'yı yıkan bunlar. Şu an hükümeti yıkmak isteyenler bunlar. Güneydoğu'yu vermek isteyenler bunlar. Aydınlardan istirham ediyorum, bu konuyu geniş çaplı gündeme getirsinler. Hepsi belgeli, tek tek anlatıyorum.  


14 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: İslam aleminin yönetiminde birçok yerde münafıklar görevdeler, İttihad-ı İslam o yüzden oluşamıyor yani normal Müslümanlar olmuş olsa İttihad-ı İslam çoktan oluşurdu. İngiliz derin devleti münafıkları organize ederek İslam aleminin başına bela etti.

Müslüman cemaatler münafıklığa hiç ehemmiyet vermediler ve o yüzden de başları esaslı şekilde belaya girdi. İngiliz derin devleti rahatça her yere sızdı. Pakistan’da münafıkları tamamen kontrol altına aldı, devlet yapısı içerisinde muazzam bir kilitlenme meydana getirdi. Ürdün’de, Fas, Tunus, Cezayir’de, Türkiye’de de muazzam yapılanması var, görüyorsunuz adamları yani toplantı yapıyorlar bütün milletin gözünün içine baka baka yani.


11 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: PKK, IŞİD, FETÖ, paralel yapı vs dedikleri şeylerin hepsi, tamamı İngiliz derin devletidir. Onun çeşitli isimleridir. İngiliz derin devleti 70 ayrı renkte ortaya çıkıyor. “Deccalden her türlü ses çıkar” diyor Peygamberimiz (sav). Bak, “her türlü ses çıkar” işte bu. O tarz ses de çıkıyor, bu tarz ses de çıkıyor, başka tarz da ses çıkıyor. Çıkan seslerin haddi hesabı yok.


7 Ekim 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bediüzzaman diyor ki; “Ahir zamanın süfyan ve deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek” yani nifak münafıklar, münafık Müslümanların başına geçiyor çünkü milyonlarca münafık var Müslüman aleminde. Onlardan casuslar elde ediyorlar, yazarlar elde ediyorlar, düşünürler, profesörler, ilahiyatçılar elde ediyorlar.  “Ve zındıka” yani zındık direkt dinsiz. Din karşıtı, dine muhalif olan kişi. Bak “Süfyan ve deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek” bütün küfür ehlinin ve bütün münafıkların başına geçecek. Bak bunlar bir topluluk olarak, bir ümmet olarak dünyada başlarıyla temsil ediliyorlar. Mesela Müslümanların başı yok. Mesela bak küfür ve zındıkanın başı var.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251373/cumhurbaskani-erdogan-“cubbeli-sakalli-hocahttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/251373/cumhurbaskani-erdogan-“cubbeli-sakalli-hocaSat, 01 Jul 2017 00:45:31 +0300
Mete Yarar: “Nefrete Karşı En Büyük Silahımız Sevgi”24 Nisan 2017, Karar Gazetesi

Karar Gazetesi yazarı Mete Yarar, sevgiye dikkat çeken şöyle bir yazı yazdı:

“Bugünlerde geçmişimizi, değerlerimizi, vatanımızı, milletimizi bir annenin evladını sevdiği gibi sevmek zorundayız. Aynı zamanda koruyup kollamak, büyütmek, yanlışlarını düzeltmek zorundayız. Çünkü etrafımızda o kadar büyük bir nefret kuşağı var ki. Bu kuşağı yarabileceğimiz en büyük silahımız yüreğimizdeki sevgi gücümüz olacaktır.” 

/*****************/

Deccaliyetin, telkin yöntemiyle tüm dünyaya sevgisizliği öğrettiğini söyleyen Sayın Adnan Oktar, özellikle son zamanlarda yaptığı sohbet programlarında nefret üslubuna karşı sevgi üslubunun üzerinde ısrarla durmak gerektiğini anlatmaktadır.

Sayın Oktar’ın bu konudaki ısrarlı hatırlatmalarından sonra farklı kesimlerden birçok kimse sevginin önemi üzerinde durmaya başlamışlardır. Son olarak gazeteci-yazar Mete Yarar, “Etrafımızdaki nefret kuşağına karşı en büyük silahın sevgi olduğunu” yazmıştır.

28 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Sevginin çok üstünde durmak lazım. Sevgisiz tek kelime kullanmamak lazım. Sevgi ısrarla kullanıldığında, şeytanın büyüsünü bozarız. Yoksa şeytan insanların birbirine düşmesi, birbirini sevmemesi için sevmeme büyüsü yaptı dünyaya, sevgisizlik büyüsü yaptı ve insanlar mahvoluyor bu büyünün içerisinde, yani şeytani etki yapıyor. Bu büyüyü de telkinle elde ediyor. İşte radyo, televizyon, gazetelerle imanı zayıflaştırarak, Darwinizm’i anlattırarak, İslam’ın içinde de Darwinizm’in olduğunu söyleyerek. Zaten daha da içten, derinden İslam’ı vurmuş oluyor. Ve sezdirmeden tahribatına devam ediyor. Buna karşı en etkili söz sevgidir. Şeytanın en rahatsız olduğu kelimelerden birisi sevgidir.


16 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Dünya sadece sevgiyle güzel olur, dolayısıyla köprüyle, yolla, tünelle dünyanın güzel olması mümkün değil, hiçbir yer öyle güzel olmaz. İnsanları öyle hale getirmişler ki ben bakıyorum sokakta, sevgiden çok alaycılık, kavgacılık, laf sokma, birbiriyle uğraşma, rekabet, sevgisizlik, birbirinin ayağına çelme takma, kıskançlık var. Gereksiz yere dünyayı cehenneme çevirmişler, kendi cehennemlerinin odununu sürekli taşıyarak o cehennemin ateşini daha da güçlendiriyorlar. Mehdiyet bu cehennem ateşini söndürme hareketidir yani imanın nuruyla o cehennem ateşini söndürüyor Mehdiyet. Sevgiyi, kardeşliği, dostluğu, tevazuyu, muhabbeti, insancıllığı, affetmeyi, Kuran’ın güzel gösterdiği, Allah’ın güzel dediği, fıtratımızda olan, güzel olan her şeyi savunarak, bu belayı, negatif elektriği, pozitif elektriğe çeviriyor, o negatif dünyayı saran aurayı, Deccaliyetin aurasını pozitif aurayla tertemiz hale getiriyor. 


10 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye’de gençliğin bir kısmını sevgisiz, merhametsiz, dar düşünen, kinci, kıskanç, kavgacı, ağzı bozuk, nefrete yatkın, kirli yüzlü, kirli elli, kirli bedenli, her yeri kirli, ruhu kirli insanlar haline getirdiler. Bu insanlarla her türlü belanın oluşabileceğine inanıyorlar. Bu çok büyük bir tehlike. İngiliz derin devletinin bu yönde bir politikası oluyor.

Gençler çok sevgisiz yetişiyor. Bu büyük bir tehlike. Devlet sevgiyi resmi olarak Anayasa’ya koysun. Devlet sevgiyi elde etmek için uğraşır diye madde konsun. Devletin asli görevlerinden birisi de insanların birbirini sevmesi, vatandaşların birbirini sevmesi, sevginin yayılması, insanlara, hayvanlara, bitkilere sevginin öğretilmesidir diye Anayasa’ya madde koyalım.


29 Kasım 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Sevgisiz, kavgacı, tartışmacı, iftiracı, kinci bir nesli de alttan alta Türkiye’de yetiştirmek istiyorlar. Büyük bir bölüm değil ama Deccaliyete yardım edecek bir ekip olarak yetiştirmek istiyorlar. Bu insanlara karşı sürekli uyarı görevi yapılması lazım.

Böyle esaslı bir kitle yetişiyor. Küçük de değil sayıları. İnternette bunlar lağım gibi akıyorlar. Bunları hep böyle güzelliğe, iyiliğe çeken konuşmalar yapmak lazım. Bu adamlar adam olmaz demek doğru değil. Konuşursun,  bayağı etkilenir, ömründe ilk defa duyuyordur çünkü. Onları hayatında bir kere bile uyaran olmaz.


16 Ocak 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Derin devletlerin en üstünde durduğu şey sevgisizliktir. Çünkü sevgisiz toplumlar ihtilal, iç kargaşa, geniş çaplı cinayetler, iç savaş yani her türlü rezillik için çok müsaittir. Bütün mesele, kin dolu bir toplum oluşturmaktadır. Adamın düğmesine bir basarsın, kan revan içinde bırakır ortalığı. Onun için derin devletler, yıkacakları ülkeyi önce nefret toplumuyla dolduruyorlar, nefret insanlarıyla dolduruyorlar.

Şimdi Türkiye'de bir nefret topluluğu meydana getiriyorlar. Gençler arasında muazzam bir nefret politikası var. Rusya'dan nefret, İsrail'den nefret, Yunanistan'dan nefret, İran'dan nefret, kendi aralarında nefret, başka partilere karşı nefret, başka futbol kulüplerine karşı nefret, başka şehirlere karşı nefret. Böyle toplumları yıkmak son derece kolay. Onun için önce bu nefret ruhunun ortadan kalkması gerekiyor.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248082/mete-yarar-“nefrete-karsi-enhttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248082/mete-yarar-“nefrete-karsi-enhttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/meteyarar_sevgi24nisan2017_karar.jpgFri, 19 May 2017 00:42:10 +0300
CHP: “Bütün Türkiye'yi Kucaklayan Bir Dil Geliştirmeliyiz”22 Nisan 2017, CNN Türk

CHP TBMM Grubu’nun yaptığı 6 saat 40 dk’lık toplantıda bundan sonraki süreçte ise bütün Türkiye'yi kucaklayan bir dil geliştirilmesi gerektiği anlatıldı. Grup toplantısında, CHP'nin tüm kesimlerin hukukunu koruması gerektiği vurgulandı.

/*****************/

CHP’nin değişerek, solun en sağına geçmesi gerektiğini Sayın Adnan Oktar sohbetlerinde yıllardır söylemektedir. Sayın Oktar, Kuran Müslümanlığını savunan ve bağnazlığa şiddetle karşı olan bir CHP’nin çok daha başarılı olacağını ifade etmektedir.

Nitekim CHP TBMM Grubu’nun yaptığı toplantıda bundan sonraki süreçte bütün Türkiye'yi kucaklayan bir dil geliştirilmesi gerektiği anlatılmıştır.

5 Mart 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Cumhuriyet Halk Partisi değişse ne olur? CHP, bak açıkça söyleyeyim, solun en sağına gelsin yahut sağın en soluna gelsin ama herhalde yapabilecekleri en kolay solun en sağıdır. Nerede mukaddesatçı, maneviyatçı böyle modern aklı başında insan varsa doldursunlar partiye, profesörler, doçentler. Kılıçdaroğlu da Seyyid, namazında niyazında tertemiz bir insan, dürüst bir insandır. İyice sağa kaydıralım CHP’yi. Klasik, böyle modern İslam anlayışını savunan, Kuran Müslümanlığını savunan, bağnazlığa şiddetle karşı, Atatürk tarzı bir dindarlık. CHP bayağı modern. Sahabe tarzı İslam’ını yaşatsın. İslam’a sahip çıksın.


5 Temmuz 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Cumhuriyet Halk Partisi’nin güçlü olmasını istiyoruz. Güçlü muhalefet etmesini istiyoruz. Yani CHP eğer zayıflarsa demokrasi adına bu felaket olur. AK Parti için de bu çok kötü olur. Türkiye için de çok kötü olur. Güçlü bir muhalefete Türkiye’nin her zaman ihtiyacı var. Onun için CHP’yi de potansiyel bir güç olarak, iktidar alternatifi olarak, diri olarak ayakta tutmak gerekir. Ama CHP ne kadar sağa doğru meyil etse o kadar iyi olur. Solun en sağına gelsin. Solun en sağı. Ne kadar mukaddesatçı olsa, ne kadar maneviyatçı olsa o kadar iyi olur. Sosyal adaleti savunsun, demokratik sol düşünceyi savunsun kimsenin bir şey dediği yok. Ama İslam’a ve Kuran’a, bağnazlığa şiddetle karşı olmak kaydıyla, sıkı sıkıya sarılsın. Kuran Müslümanlığını kararlılıkla savunsun, aynı rahmetli Atatürk gibi. 


13 Eylül 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: CHP’nin yeni afişleri. “Dünyayı anlamak yetmez. Onu değiştirmek gerekir” Karl Marks. Ya kardeşim sen bu afişle ortaya çıkarsan… Şimdi sen bunu halka, Türk milletine anlatıyorsun. Sana nasıl oy versin millet? Sen komünist parti propagandası mı yapıyorsun? CHP propagandası mı yapıyorsun? Ne alaka? Hadi bunu yapıyorsun tamam, kabul. Bediüzzaman’dan da bir söz koy, Süleyman Hilmi Tunahan’dan da koy. Alnını öpeyim ben senin. O zaman derim ki “Özgürsün sen. Özgür olduğun için her fikre saygı duyuyorsun. Şahane” derim. Bediüzzaman’ın adını ağzına dahi almıyorsun.  Süleyman Hilmi Tunahan’dan hiç bahsetmiyorsun.  Şimdi burada, bu demokrasi olmuyor. Fikir özgürlüğü de olmuyor.  Ama onunla beraber anlatsa iftihar ederim o zaman. Yani bu konuları anlatmış olsa Marks’tan bahsetsin, iyi yönlerinden bahsetsin. Che’nin güzel sözlerinden alsın, bir şey demiyorum ben. Yanlış yönlerini bir kenara bırakırsın, doğru sözlerini alırsın. Ama bu tek yanlı bir tavır. Bunu gören insan CHP’ye oy vermez.


29 Haziran 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Klasik solla CHP’nin iktidar olması mümkün değil. Biz Darwinizm’i, materyalizmi kazıdık. Kimse inanmaz Darwinizm’e, materyalizme. Sol manen öldü, onu unutacaklar. CHP’nin içinde dürüst, aklı başında, efendi çok fazla insan var. Bayağı tecrübeli yöneticiler var. CHP solun en sağında olmak durumundadır. Yahut sağın en solunda olmak durumundadır. Başka yapacak bir şey yok yani.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248076/chp-“butun-turkiyeyi-kucaklayan-birhttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248076/chp-“butun-turkiyeyi-kucaklayan-birhttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/chp_degismeli_22nisan2017_cnnturk.jpgFri, 19 May 2017 00:34:13 +0300
AKP: “Sahil Bölgelerine Yönelik Politika İzlenilmeli”21 Nisan 2017, diken.com.tr haber sitesi

Başbakanın il başkanlarıyla yaptığı toplantıda il başkanları şu düşünceyi dile getirdiler:

“Daha şehirli, dışarı etkileşimine açık sahil bölgelerinde ve büyükşehirlerde hayır çıkması iyi analiz edilmelidir. Kaygılı ve tedirgin olan vatandaşların kazanılması, kaygılarının giderilmesi için kapsayıcı bir politika izlenmeli. Şimdiye kadar izlenen parametrelerde değişiklik ve reform şart. Aksi takdirde 2019 yılında yapılacak seçimlerde başarılı olamayız.”

/*****************/

Sayın Adnan Oktar sohbet programlarında yıllardır, özellikle sahil kentlerinde dekolte kıyafet giyen hanımların, eğlenmekten hoşlanan insanların bulunduğunu ifade ederek bu kişilerin de samimi Müslüman olduklarını belirtmektedir. Hükümetimiz’in de sahil kentlerinde yaşayan insanlarımızın hayat tarzına yönelik kucaklayıcı bir politika izlemesi gerektiğini söylemektedir.

Nitekim 16 Nisan’da yapılan referandumda sahil kentlerinin “Hayır” oyu vermeleri üzerine, Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın il başkanlarıyla yaptığı toplantıda “Sahil bölgelerinde ve büyükşehirlerde hayır çıkması iyi analiz edilmeli, kaygılı ve tedirgin olan vatandaşların kazanılması yönünde bir politika izlenilmeli” denmiştir.

19 Nisan 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Sanata, estetiğe, kaliteye önem verilecek. Dekolte hanımlara daha çok saygı gösterilecek. Onlar korunup kollanacaklar. Başörtülü hanımlarla dekolteli hanımlar aynı ayarda, aynı değerde, aynı bakış açısıyla değerlendirilerek ortada güzel bir görünüm verilmesi gerekiyor. Ortalı bir siyaset izlenmesi lazım. Sanatın en güzelini Türkiye’nin elde etmesi gerekir. Resimde, heykelde, müzikte dünyaya öncü olalım. En güzel resim yarışmaları burada olsun. Heykel yarışmaları burada olsun. Büyük müzik yarışmaları burada yapılsın. Resitaller verilsin. Operalar buraya çağırılsın. Her yönden bu çok olumlu etki yapar.


18 Nisan 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam arslan, samimi olduğu için Allah yardım ediyor. Ama Tayyip Hocam modernliğe çok önem versin, kaliteye çok önem versin, sanata çok önem versin. Sahil kentler de o zaman destekler. Sahil şeridi ve büyükşehirler çok hayati. Bütün sorun kalite; kalite, sanat, neşe, sevgi ve kadınlara gösterilen tavır. Tayyip Hocam elinden geleni yapıyor. Ama çok daha mükemmel ataklar yapılabilir. Özellikle dekolte hanımlara karşı muazzam bir tavır var.... Bu çok riskli. Türkiye modern bir ülke. Kaliteye, sanata, estetiğe önem veren bir ülke. Bunu kanırtmak doğru değil. Tayyip Hocam’a o konuda destek olmak lazım, yardımcı olmak lazım.


16 Nisan 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: İşte ben söylüyorum bak; modernliği ön plana alalım diyorum. Dekolteye saygı duyulsun. Gerçi Tayyip Hocam son anlarda ataklar yaptı öyle. Dekolte hanımları da çıkarttı fakat bunun hakim bir düşünce olması lazım her yerde. Meclis’te de, her yerde de. Ve sanatın çok ön plana alınması lazım. Kalitenin çok ön plana alınması lazım. Özellikle kalite çok hayati bir konu. Yani kalite yoksa hayat yoktur zaten. Bak tam dediğim gibi çıktı, kıyı kentler dekolteye çok önem veriyorlar dedim. Dekolteye hükümet önem versin dedim. Büyükşehirler dekolteye önem veriyor, bütün hanımlar dekolte. Dekolte karşıtlığı gibi görünen tavırlardan şiddetle kaçınmak lazım. Fiilen her iki hanım topluluğunu da desteklediğini Hükümet’in göstermesi lazım.


16 Nisan 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bir toplantı oluyor, istisnasız tamamen başörtülü hanımlardan oluşuyor. Oraya başı açık bir hanımefendi nasıl gitsin, korkar. Kim bilir ne diyecekler diye düşünür, değil mi? Modern kızlar olsun, modern hanımefendiler olsun, dekolte giyinen hanımlar olsun, hepsi olsun. Yazın bütün sahil kentleri plajlarla dolu oluyor. Milyonlarca insan mayoyla denize giriyor, onlar bizim vatandaşımız değil mi?


21 Mart 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kumsaldaki insanlar sadece CHP’ye oy veriyor diye bir şey yok ki. Kumsalda her düşünceden, her fikirden insan var. Ama demek ki kumsal önemli. Orada ne vardır? Dekolte hanımlar vardır, rahat insanlar vardır, eğlenen insanlar vardır. Müslümanların onlara da yönelmesi lazım. Müslümanın onları tecrit etmemesi lazım. Biz aynı zamanda bunun da mücadelesini veriyoruz. Dekolte hanımlar, mesela mayo giyer ama mümin-muttakidir, Müslüman’dır. Kuran okur, İslam’ı anlatır, Allah’tan, dinden bahseder. Bazıları, sanki dekolte hanımlar dine, İslam’a yaklaşamazmış gibi bir üslup kullanıyor, yanlış bir mantık geliştiriyorlar. Dolayısıyla gizli bir bölünme meydana getiriyorlar. Gizli bir bölücülük oluşturulmuş oluyor. Çok yanlış.  

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248072/akp-“sahil-bolgelerine-yonelik-politikahttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248072/akp-“sahil-bolgelerine-yonelik-politikahttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/sahilkentleri_21nisan2017_dikenhaber.jpgFri, 19 May 2017 00:28:52 +0300
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Müzik Üniversitesi" Müjdesi17 Mart 2017, NTV

Erol Parlak Çanakkale Ağıtları Konseri’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir müzik üniversitesi kurulacağını, Cumhurbaşkanlığında bunun çalışmalarına başlandığını söyledi.

/*****************/

Sanat, kalite ve estetiğe önem veren ülkelerde darbelerin yaşanmadığına sohbet programlarında sık sık değinen Sayın Adnan Oktar, “Türkiye eğer ultramodern bir ülke haline gelirse Türkiye'yi parçalamak isteyenlerin elindeki en büyük silah alınmış olur” diyerek, Türkiye’nin kalite ve sanata önem vermesi gerektiğini söylemektedir.

Hükümetimiz bu konuda bazı girişimlerde bulunmuştur. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan yaptığı bir konuşmasında müzik üniversitesi kurulacağı müjdesini vermiştir.

11 Mart 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye kadınların alabildiğine özgür olduğu, dekoltenin de, çarşafın da hür olduğu, sanatın, bilimin, güzelliğin yerleştiği bir ülke olsun.


7 Mart 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye'nin modern olması, kadınların hür ve rahat olması, sanat ve estetiğe önem verilmesi çok önemli. Modern bir toplumda darbe olmaz.


26 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kaliteyi ön plana alan bir siyaset teşvik edilsin. Kalite ve Sanat Bakanlığı'nın mutlaka kurulması gerekir. Türkiye'yi Suriye veya Irak'a çevirmelerine izin vermeyiz. Gençler, kadınlar istedikleri gibi modern ve özgür olacaklar, sanat ve kalite hakim olacak.


18 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye'yi sanatla, estetikle, kaliteyle güzelleştirelim. Kimsenin korku ve gerilim içinde olmadığı bir Türkiye inşa edelim.

3 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Türkiye eğer ultramodern bir ülke haline gelirse Türkiye'yi parçalamak isteyenlerin elindeki en büyük silah alınmış olur. Eğer Türkiye sanatın, bilimin, estetiğin hakim olduğu, kadın haklarının en üst düzeyde temsil edildiği ülke olursa, bölücü zihniyettekilerin ellerindeki kozu yok ederiz.


17 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Yol, köprü, baraj yapılması, sanat ve özgürlük olmadığında eksik kalıyor. Tüm sokaklarda sanat olmalı, kadınlara özgürlük olmalıSanat ve Kalite Bakanlığı kurulması çok önemli bir konudur. Bu, Türkiye'nin konuya verdiği önemi gösterir. Bir adım atılırsa arkası gelir.


14 Aralık 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Yurtdışından da sanatçı getirilebilir. Sanatın kapısı sonuna kadar açılabilir. Uluslararası resim sergileri düzenlensin. Uluslararası heykel, uluslararası müzik yarışmaları düzenlensin; aksi şekilde olmaz. Bu iç açıcı bir durum değil. Kalite Bakanlığı kurulsun, her şeyde kaliteye önem verilsin.


24 Eylül 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Hükümetimiz tutucu bir hükümet değil, dışa dönük bir politika izlesin, sanatçıları kucaklasın. Neşeli, böyle hayat dolu bir Türkiye’yi hedeflesin. Kaliteyi, güzelliği, estetiği esas alan bir politika izlenmesi lazım.  

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248068/cumhurbaskani-erdogandan-muzik-universitesi-mujdesihttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/248068/cumhurbaskani-erdogandan-muzik-universitesi-mujdesihttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/muzik_universitesi_7mart2017ntv.jpgFri, 19 May 2017 00:10:11 +0300
Tayyip Erdoğan: “ ‘Evet’ Diyen Ne Kadar Saygınsa, ‘Hayır’ Diyen De O Kadar Saygındır”2 Nisan 2017, T24

Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

“Biz demokrasiye öylesine inanmışız ki, öylesine bağlı olmuşuz ki milletin iradesi bizim için en saygın tepe noktadır. Ve 'Evet' diyen ne kadar saygınsa, 'Hayır' diyen de o kadar saygındır. Ancak bizim ‘Evet’i anlatırken bir uyarı görevimiz var" 

/*****************/

Sayın Adnan Oktar’ın sohbet programlarında referanduma yönelik “Ilımlı üslup kullanalım, kutuplaştırmayalım. ‘Evet’ diyen de, ‘Hayır’ diyen de bu vatanın evladı” söylemlerinden sonra bazı siyasilerimiz kucaklayıcı bir üslup kullanmaya başlamışlardır.

Son olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, bir konuşma yaparak, “ ‘Evet’ diyen ne kadar saygınsa, ‘Hayır’ diyen de o kadar saygındır” ifadelerini kullanmıştır.

17 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Karşılıklı gerilimi artırmanın bir alemi yok. Herkesle zıtlaşmayalım. Herkesle muhalif bir pozisyona girmeyelim. Sürekli misillemeler, sürekli çatışmalar olmasın. Nezaketli bir kınama yeterlidir. Sürekli karşılık vermeler falan, bunlar iç açıcı değil. Etrafı yatıştıralım. Yani herkese haddini bildiren bir üslup içinde değil de, herkese şefkatle yaklaşan, şefkati esas alan akılcı bir tavır içinde olalım. Bu, gerilim meydana getirir. Muhalefetle de iktidar iç içe olsun, sakin bir ortam meydana getirelim. Tansiyonu düşürelim, sakinleştirelim herkesi.

Hayırcıları çok korkunç insanlar gibi göstermek çok yanlış. Bunu tekrar tekrar vurgulasınlar. Allah razı olsun, biz söyledikten sonra hakikaten o konuda çok fazla konuşma yapıldı.


 

16 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Şimdi Hükümet’ten de rica ettik, böyle (kutuplaştırıcı) konuşmalar olmasın diye, Hükümetimiz de Allah razı olsun sürekli lehte konuşmalar yapmaya başladı. O keskin, zıtlaştırıcı, kutuplaştırıcı üslubu bıraktılar, bu çok iyi oldu. Genel olarak bir düzeltici üslup var, yani daha ılımlı çizgiye giden bir üslup var, böyle bir konu zıtlaşma unsuru olmaz. Biz referandum kültürünü benimsemiş bir milletiz, bir sene içinde on kere, yirmi kere de referandum olur, arslan gibi gideriz oyumuzu kullanırız. Hayırcılar da bizim kardeşimiz, evetçiler de kardeşimiz. Vatanın bütününü biz seviyoruz, bütününü.


8 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: ‘Hayır’ diyen istediği şekilde hayır desin, ‘evet’ diyen de ‘evet’ desin. Mahalle baskısı olmaz, bırakalım özgürce ne diyorsa desin. Türkiye’nin özgür olduğu anlaşılsın.


2 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Böyle gergin bir Türkiye riskli olur. Bundan kaçınsın hükümet. Şunu eleştir bunu eleştir, öyle değil. Olayları doğal akışına bırakalım. Ilımlı bir eleştirme üslubu olsun. Sevecen bir üslup daha güzel olur. Çünkü olayı değiştirmiyor. Adamlar daha da kinlenip daha da bizden uzaklaşıyorlar. Başka bir şey olduğu yok. Onun bir faydası olmaz. Ilımlı üslup güzel olur. O kendimizden emin olduğumuzu, kendimize olan güvenimizi gösterir. Biraz hava gergin. Bunu yumuşatsınlar, istirham ediyoruz.


31 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Her iki taraf da bizim insanımızdır. “Hayır” diyen de hayırlıdır. “Evet” diyen de hayırlıdır. Bir tarafı böyle vatan haini gibi göstermek çok yanlış olur. Yahut anormal insanmış gibi göstermek. Böyle bir tavır İngiliz derin devletinin işine yarar. Bundan şiddetle kaçınmak lazım.


28 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Referandum konusunda “hayır” diyeni de “evet” diyeni de suçlayan üslup kullanmak çok çirkin. Halkın aklına bir nevi hakarettir bunlar.


27 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  “Hayır” diyenlere potansiyel hain damgası vurmak, PKK ile aynı cephede göstermek yani bu çok büyük bir zulüm ve münasebetsizlik ve Türkiye’yi bölmeye götürecek bir mantık. Yani yeni bir bölme metodu olarak İngiliz derin devletinin oyununa kimse gelmesin. Böyle bir üslup kullanmak ve böyle bir demagoji de olmaz. Türkiye’yi böyle alenen ikiye bölmeye yönelik bir üsluptan şiddetle kaçınmak lazım.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245981/tayyip-erdogan-“-‘evet-diyenhttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245981/tayyip-erdogan-“-‘evet-diyenMon, 10 Apr 2017 00:18:15 +0300
Diyanet İşleri Başkanı Görmez: Gençleri Yargılamayın, Küpesine Dövmesine Karışmayın27 Mart 2017, CNN Türk

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Afyonkarahisar'da yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

“Gençlerimiz 'Hayat tarzımızdan dolayı bize ön yargılı bakmasınlar, küpemi görünce dudak bükmesinler, top sakalımı, kuyruklu saçımı görünce beni yadırgamasın' diyor. Daha önce 'Gençliğin küpesiyle, dövmesiyle uğraşmayın' demiştim. Ben bunu demeye devam edeceğim arkadaşlar. Şekle takılmayın, öze ve ruha yönelin, kalbe girin. Kalbe girdiğinizde sizi rahatsız eden hususlarda, inanın o kişi kendine çekidüzen verecektir zaten. Allah'ın mubah kıldığı alanları daraltmayın. Allah'ın yasak kıldıklarını ortadan kaldırmak için uğraşın. Allah'ın mubah kıldıklarıyla insanların kendi haline, örfüne, vicdanına bıraktığı alanları daraltırsanız, dini yaşanmaz kılarsınız. Her kim dini zorlaştırırsa ona bağlı mağdur olur yaşayamaz. Din kolaylıktır. Dini hele genç dostlarınızla konuşurken sakın dini zorlaştırmaya kalkışmayın. Gençleri yargılamayın, yargılayıcı bir dil kullanmayın. Özel hayatına müdahil olmayın. Küpesine, dövmesine saçına, sakalına kıyafetine kotuna botuna asla müdahil olmayın. Bilakis ruhuna kalbine hitap edin.”

/*****************/

Sayın Adnan Oktar yıllardır yaptığı sohbetlerinde bağnaz anlayışın Kuran’da olmayan haramlar ortaya çıkarttığını ve bu şekilde İslam dinini yaşanamaz hale getirdiğini anlatmaktadır. Sayın Oktar özellikle yakın zamanda yaptığı anlatımlarında bağnaz zihniyetin “gülmek, eğlenmek, müzik dinlemek, bayanların şort giymesi, erkeklerin sakalını kesmesi, gençlerin dövme yaptırması vs. yasak” şeklindeki izahlarla insanların İslam’dan uzaklaşmasına sebep olduğunu, halbuki İslam’ı yaşamanın son derece kolay olduğunu Kuran ayetlerinden örnekler vererek anlatmaktadır.

Nitekim Sayın Adnan Oktar’ın bu ısrarlı anlatımlarının ardından Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez de ilk defa bağnaz zihniyetin yanlışlığını hedef alan bir konuşma yaparak, gençlerin giyimine, sakalına, dövmesine, küpesine karışılmaması gerektiğini söylemiş, Kuran’da olmayan haramlar çıkararak dinin zorlaştırılmaması gerektiğini ifade etmiştir.

19 Mart 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bağnaz anlayış hayatı zehir ediyor. Anlattıkları hayatın İslam ile ilgisi yok ama çoğu insanın İslam'a karşı olmasına sebep oluyor.


17 Mart 2017, A9 TV  

ADNAN OKTAR: Bağnaz sistemin özelliği -haşa- Allah'ın dinini beğenmemek ve -haşa- Allah'a din öğretmektir. İslam, Kuran'da bildirilen dindir. Bağnaz sistemde her biri ayrı bir hüküm çıkarıyor. Biz bu şahısların kafasına değil Allah'ın sözüne güveniyoruz. Kuran'da olmayan hükümlerle ortaya çıktıkları için milyonlarca insanın İslam'ı yaşamasına engel oluyorlar. Bu çok büyük vebaldir.


15 Mart 2017, A9 TV  

ADNAN OKTAR: Kuran dışı din anlayışının her yönü felaket: Gülmek, dans etmek, resim, heykel, müzik, kadınların dışarı çıkması, çocukların şort giymesi yasak. Sakal kesmenin, namaz kılmamanın cezası ölüm. Bunların hiçbiri Kuran'da yok. Kuran'da olmayan din, dünyayı cehenneme çeviriyor.


9 Mart 2017, A9 TV  

ADNAN OKTAR: Bağnazlar babasının kızına sevgi gösteremeyeceği, annenin oğlunun yanına çıkamayacağı dünyayı din gibi gösteriyorlar. Bu çok korkunç. Bu şirk dini. “Fotoğraf çektirmek, tablo asmak, müzik dinlemek, dans etmek, gülmek ben hepsini yaparım ama haram olduğunu biliyorum" diyorlar. Oysa bunlar haram değil, helal. Müslüman Allah'tan korkar ve haram konusunda titizdir. Haram olanı yapmaz. Bu mantıkta olanlar kendilerince Müslümanların elinden helal olan tüm nimetleri almak istiyorlar. Müzik, dans, sanat, kalite, bilim, güzellik, eğlence haram değildir. Ayrıca haram olduğunu düşünüp buna rağmen tüm bu eylemleri yapıp sonra da Müslümanlara akıl vermek çok büyük bir samimiyetsizliktir.


3 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Dinin kolay olduğu Allah'ın hükmüdür. Allah Kuran'da İslam için, "İbrahim'in dini gibi kolaydır" (Hac Suresi, 78) buyuruyor. Dini zorlaştırmak şeytanın oyunudur.

4 Kasım 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Dini insanın fıtratına aykırı, -haşa- karışık ve ürkütücü gibi insanlara sunuyorlardı. Dinin akla, mantığa, fıtrata uygun olduğunu çok açık anlattık. Dinin güzelliğini bizzat yaşadığımız hayatla tüm insanlara gösterdik. Hurafenin olmadığı, aklın ve mantığın hakim olduğu dini gösterdik. Dinin kolay olduğunu, sevginin dinde hakim olduğunu yaşayarak tüm insanlara gösterdik.


29 Ocak 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: İslam’da zorluk yoktur. Allah kolaylık olmasını istiyor, ayette defalarca vurguluyor, “Hz. İbrahim (as)’ın dini gibi kolaydır” diyor. Başka bir ayette, “Allah sizin için zorluk dilemez kolaylık diler” (Bakara Suresi, 185) diyor. İslam bayram gibidir, neşe dinidir. Asma kesme, dövme sövme, kadınlara hayatı zehir etme; böyle bir şey yok. Kadınlar çiçek gibidir İslam’da.


18 Mart 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR: Din, dünyanın bütün güzelliklerini içinde toplayan sistemdir. Dinde sevinç vardır, neşe vardır, eğlence vardır, müzik vardır. Hanımlar rahat gezer, isterse dekolte giyinir, isterse başını örter, kimse kimseye karışmaz. İsteyen kahkaha ile güler, isteyen dövme yaptırır, isteyen de peruk takar. Din böyle şeylere karışmaz. Din bizim vicdanlı, dürüst, akıllı, helale, harama dikkat eden olmamızı ister. Sevincin, neşenin diğer adıdır din.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245976/diyanet-isleri-baskani-gormez-genclerihttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245976/diyanet-isleri-baskani-gormez-genclerihttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/dovmekupe_karismayin_27mart2017_cnnturk.jpgMon, 10 Apr 2017 00:07:18 +0300
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kültür ve Sanatı Küçümseyen Toplumlar Kaybetmeye Mahkumdur”9 Şubat 2017, Milliyet

Cumhurbaşkanı bugün yaptığı açıklamada kültür ve sanatın üzerinde durdu ve şunları söyledi:

“Unutmamalıyız ki kültür ve sanatı küçümseyen toplumlar kaybetmeye mahkumdur. Batı medeniyetleri kültür ve sanat üretimindeki rolüyle dünyayı yönlendirmektedir. Teknolojiyi üreten, bunun vasıtasıyla kültür ve sanata da hakim olur. Gençlerimizin okudukları kitaplara, giydikleri kıyafetlere kadar bunların izini görmek mümkündür. Medeniyetimizin ışığını yükselteceksek üretmekten, eser ortaya koymaktan geçiyor.”

/*****************/

Evde, işte, sokakta, giyimde, eğitimde, kısacası hayatın her alanında kalitenin önemine yıllardır sık sık değinen Sayın Adnan Oktar, sanat ve kalite yönünden eksik olan ülkelerin darbelere de açık hale geldiğini vurgulamaktadır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan da “Unutmamalıyız ki kültür ve sanatı küçümseyen toplumlar kaybetmeye mahkumdur.diyerek, kalitenin önemini anlatan bir konuşma yapmıştır.

17 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Yol, köprü, baraj yapılması, sanat ve özgürlük olmadığında eksik kalıyor. Tüm sokaklarda sanat olmalı, kadınlara özgürlük olmalı. Sanat ve Kalite Bakanlığı kurulması çok önemli bir konudur. Bu, Türkiye'nin konuya verdiği önemi gösterir. Bir adım atılırsa arkası gelir.


30 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Müslüman denilince bakımsız, kirli, zevksiz insanlar akla gelsin istiyorlar. Oysa Müslümanlık nezaket, kalite, güzellik, sanat, bilim, görgü, güzel söz, incelik özetle güzel olan her şeydir. Sanat, kalite, estetik olmadığında hayatın anlamı ve güzelliği kalmaz. Eğitim olmadan da sanattan zevk alan bir nesil yetişmez. Bir an önce Sanat ve Kalite Bakanlığı kurulsun ki inşaattan ayakkabı imalatına kadar her yerde sanat ve kalite hakim olsun. Bu temel siyaset olsun.


28 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Türkiye için en hayati konulardan biri kalite ve sanattır. Mutlaka Kalite ve Sanat Bakanlığı kurulması, bu alanda atılım yapılması lazım. Müslümanların kaliteli, nezih, görgülü, zevkli, temiz, bakımlı olması Kuran ahlakının gereğidir. Korkunçluğu din gibi göstermek zulümdür.


8 Eylül 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Birbiriyle aynı kalıplarla konuşan, kalite düşüklüğü olan, yeterli bilgisi olmayan insanların sayısının artması manevi bir felakettir. Biraz okuyarak, kendini geliştirerek, kaliteli bir ruh oluşturulabilir. Türkiye'nin kalite konusunda atılım yapması gerekir.


12 Ağustos 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Bir iktidarın güçlü olması için aydınının çok olması, sevgiyi, sanatı, kaliteyi hayat felsefesi haline getirmesi lazım. Aksi, uzun vadede ülkeye zarar verir. Bazı yerlerde sağ hükümetler sadece ekonomik kalkınmaya öncelik veriyor oysa hayatın özü sevgi, sanat ve kalitedir. Kalite anlayışı geliştiğinde darbe ve kalkışma zihniyeti gelişemiyor.


8 Ağustos 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Modern olmak, kaliteyi aramak, sanat ve estetiği ön planda tutmak esas olursa Türkiye çok güçlü olur. Sanat, özgürlük, kalite ve kadın haklarının olduğu, kadınların özgürce yaşadığı ülkelerde darbe zihniyeti gelişmiyor.


28 Mart 2014, A9 TV

Şimdi birçok yerde birçok güzellikler var ama kaba oluyor güzellikler. Güzellik kaba olmaz, güzelliğin zarif olması lazım. Zarif güzelliğe önem verilmiyor. Örneğin daha önceki sanat anlayışlarına bakıyoruz, her yerde bir zerafet var. Sonra bir kütlük ve kabalık dönemi başladı 2000’li yıllarda. 2021’ler sanatın mükemmelleşeceği yıllar. O yıllarda bu kütlüğü artık görmeyeceğiz. Ama 2000’lere kadar gördük bu kütlüğü. Her şey zarif olacak. Binalar zarif olacak, bahçeler zarif olacak. Örneğin bahçe yapıyor ama çok küt, boydan boya çam ağacı ekiyor. Aynı boyda, askeri nizamda, böyle olmaz. Bina yapıyor küt ve ruhsuz. Bazı insanlara bakıyoruz, kıyafetlerinde işlevsel bir görünüm var. Ne estetik var, ne güzellik var, hiçbir şey onu ilgilendirmiyor, sadece işlevsel olmasına önem veriyor. Böyle olmaz.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245973/cumhurbaskani-erdogan-“kultur-ve-sanatihttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245973/cumhurbaskani-erdogan-“kultur-ve-sanatihttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/erdogankultur_sanat9subat2017_milliyet.jpgMon, 10 Apr 2017 00:02:13 +0300
Sayın Erdoğan’a Milli Uçaksavar Zıpkın'lı Koruma18 Şubat 2017, Star

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Malatya programı nedeniyle Malatya Valiliği bahçesine ASELSAN üretimi olan Hava Savunma Sistemi Zıpkın yerleştirildi. Malatya'daki askeri birlikten getirilen Zıpkın'ın askeri görevlilerle birlikte alınan güvenlik önlemleri kapsamında tedbiren konulduğu öğrenildi.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar yaptığı bazı sohbetlerinde herhangi bir saldırı tehlikesine karşı Sayın Cumhurbaşkanımızın özel olarak ve titizlikle korunması gerektiğini;  Sayın Erdoğan’ın bulunduğu yerlerde mutlaka Özel Harekat ekipleriyle ve uçaksavarlarla yüksek derecede güvenlik önlemi alınması ve koruma sağlanması gerektiğini söylemektedir. 

Sayın Oktar’ın bu hatırlatmalarından sonra bazı adımlar atılmıştır. Son olarak Sayın Erdoğan’ın Malatya ziyareti kapsamında alınan üst düzey güvenlik önlemlerinde milli uçaksavar olan Zıpkın da kullanılmıştır.

27 Temmuz 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocamı iyi korusunlar. Sayın Efkan Ala Tayyip Hocamın her bulunduğu yere uçaksavar getirtsin, her bulunduğu yerde olsun. Tanksavar da olsun, uçaksavar da olsun. Bir de Özel Harekatçılarla koruyalım Tayyip Hoca’yı. Yani Cumhurbaşkanlığı korumalarının dışında Özel Harekatçı ekiple koruyalım. 

Allah esirgesin. Kaderin dışında bir şey olmaz. Ama Tayyip Hocamın etrafında bir milis koruma ekibi olsun sevdiklerinden, dostlarından. Kanunla hukukla bunu bir oturtsunlar bir şekilde. Polis, ayrıca olsun. Özel Harekat ayrı olsun. Sebebe sarılmak farzdır, ibadettir.


23 Temmuz 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocamı özellikle iyi korumaları gerekir. Daha özenli olmaları lazım. Başbakan’a da aynı şekilde titiz davranmaları lazım.


18 Temmuz 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam çok rahat olsun. Milyonlar yanında, tüyüne dokundurtmayız. Yalnız bulunduğu her yerde uçaksavar olsun. Konvoyunda da uçaksavar olsun. Bir de bir yerden bir yere giderken mutlaka -havadan- en az dört jet uçağıyla korunsun, en az dört. İki değil de en az dört. İki yandan da refakat etsin.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245969/sayin-erdogana-milli-ucaksavar-zipkinlihttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245969/sayin-erdogana-milli-ucaksavar-zipkinlihttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/42-adnan-oktar-ne-demisti-ne-oldu/ucaksavar_b.jpgSun, 09 Apr 2017 23:51:20 +0300
Mustafa Destici: “Referandumda ‘Evet’ Diyeceğiz”10 Mart 2017, Haber Türk

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 16 Nisan'da yapılacak referandumda "Evet" diyeceklerini açıkladı. Sayın Destici şunları söyledi:

"Devletin ve milletin bekası, istikbali ve istiklali söz konusu olduğunu gördüğünde Büyük Birlik Partisi ve onun idealist kadroları, hiçbir siyasi ikbal düşünmeden devletin ve milletin yanında durur. Bunun için 'evet' demeye karar vermiş bulunuyoruz."

/*****************/

Sayın Adnan Oktar son zamanlarda yaptığı sohbet programlarında, Türkiye’nin bir geçiş döneminde olduğunu belirterek, referanduma ‘evet’ demekte hayır olduğunu söylemektedir. Ayrıca Sayın Oktar, Büyük Birlik Partisi ve diğer partilerin de fitneye engel olmak için ‘evet’ demeleri gerektiğini ifade etmektedir.

Nitekim Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 16 Nisan'da yapılacak referandumda ‘evet’ diyeceklerini açıklamıştır.

16 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam çıktı ne dedi, ‘ben yalnız kaldım’ dedi. Şimdi bu anayasa o yalnız kalmadan meydana gelen açığı, boşluğu dolduracak gibi bir anayasa dolayısıyla Türkiye bir geçiş döneminde olduğu için bu anayasanın kabulünde hayır ve bereket var, öbür türlü risk büyük görünüyor. Baktım inceledim şimdi detaylara girmeyeceğim ama ‘evet’te hayır var. Büyük Birlik Partisi de ‘evet’ desin onlarla da görüşelim, Saadet de ‘evet’ desin onlarla da görüşelim, CHP de ehli vicdandır konuşalım ‘evet’ desin.

Bir de bu anayasa hiç değişmez diye bir şey yok, ileride eğer beğenmezsek bir sıkıntı olursa değiştirmek istersek onu da yine değiştiririz. Bu anayasayı nasıl değiştiriyorsak onu da değiştiririz ama şu anda Tayyip Hoca bayağı samimi, gayreti de iyi, şevki de iyi, onun bu azmini, şevkini tutmayalım yani onun yolunu kapamayalım, açalım.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245148/mustafa-destici-“referandumda-‘evet-diyecegiz”http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245148/mustafa-destici-“referandumda-‘evet-diyecegiz”Wed, 29 Mar 2017 23:58:17 +0300
Kut’ül Amare Zaferi Dizi Oluyor9 Mart 2017, Haber 7

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan da TRT’de yeni bir dizinin hazırlıklarının olduğu yönünde bir açıklama yaptı. Dizinin 13 bin kişilik İngiliz ordusunun Osmanlı tarafından teslim alınışını anlatan Kut’ül Amare Savaşı ile ilgili olduğunu söyledi. İngilizlere karşı kazandığımız zaferin konu edindiği bu dizi yakın zamanda TRT’de yayınlanmaya başlayacak.

/*****************/

Sayın Adnan Oktar A9 TV’de yayınlanan sohbet programlarında sık sık Kut’ül Amare zaferinin her yerde anlatılması ve örtbas edilmemesi gerektiğine dair anlatımlar yapmıştır.

Nitekim Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan da 13 bin kişilik İngiliz ordusunun Osmanlı tarafından teslim alınışını anlatan Kut’ül Amare Savaşı ile ilgili yeni bir dizinin TRT’de başlayacağını söylemiştir.

13 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bu Kut’ül Amare Savaşı’nın kazanılmasında Şii aleminin desteği çok büyük. Bak Müslümanlar ittifak edince Allah nasıl zafer veriyor? Birinci Dünya Savaşı’nın en önemli zaferi ve İngiltere’nin en büyük yenilgisi Müslümanların birlik olmasıyla gerçekleştirildi. İlk defa İngilizler burada yenildiler.


30 Ekim 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bu Kut'ül Amare zaferi var, 29 Nisan 1916’da İngilizlerin baskısıyla bu zafer örtülmüş, “sakın bundan bahsetmeyin” diyorlar. Aksine bahsedeceğiz, acayip gündeme getireceğiz. Tarihlerindeki en utanç verici olay olarak alıyorlar çünkü o hesap edemedikleri bir durum oldu, planları boşa çıktı, yenilgiyle sonuçlandı olay. “Bundan sakın bahsetmeyin” dediler. Türkler de hakikaten bahsetmemiş uzun süre. Bir numaralı konu haline getireceğim Allah’ın izniyle.


21 Nisan 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kut'ül Amare'de tarihlerinin en büyük yenilgilerinden birini alan İngilizler bu zaferin unutulmasını istiyorlar. Zaferimizi unutturamazlar.


20 Nisan 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kut'ül Ammare tarihimizin mühim zaferlerinden biridir. Böyle kutlu bir zaferin unutulmasına izin vermemek gerekir.


18 Nisan 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: 29 Nisan İngiltere’ye karşı Kürtlerin ve Türklerin birlikte savaşarak kazandıkları Kut'ül Amare Savaşı’nın 100’cü yıl dönümü. İngilizler bundan çok utanıyorlar. Çanakkale’den sonra İngiltere’nin en büyük yenilgilerinden birisi bu. Meşhur yenilgilerinden biri. Kürt, Laz, Çerkez hep beraber Türkler iç içe, kardeş olarak mücadele vermişler. Bunu da çok gündeme getirelim. Bayağı ağırlarına giden bir konu.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245130/kutul-amare-zaferi-dizi-oluyorhttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245130/kutul-amare-zaferi-dizi-oluyorWed, 29 Mar 2017 23:45:21 +0300
Vladimir Putin: “Kadınların Daha Sık Gülmeleri İçin Her Şeyi Yapacağız”8 Mart 2017, Enson Haber

 Rusya Devlet Başkanı Putin, Kadınlar Günü'nü şu ifadelerle kutladı:

“Bu tatil gününde bile kadınlar her şeye rağmen işleri peşinde koşuyor, her şeyi zamanında yapabiliyorlar. Bunların hepsini nasıl yapabildiğinizi sıklıkla düşünüyoruz. "Fakat en önemlisi, sizi seviyor ve size değer veriyoruz.”

Kadında aradığımız her şeyi buluruz: Hem ilham hem de teselli. Bu dünyayı güzelliğiniz, yaşam enerjinizle dolduruyorsunuz. Sevdiğimiz kadınların, ilgiyle çevrelenmeleri ve daha sık gülmeleri için her şeyi yapacağız."

/*****************/

Kadınların gülmediği ve özgür olmadığı toplumların yıkılmaya mahkum olduğunu Sayın Adnan Oktar sohbet programlarında sık sık anlatmaktadır. Ayrıca Sayın Oktar, kadınların dünyanın neşesi olduğunu söylemekte, her yerde hürmet görmeleri ve önde olmaları gerektiğini belirtmektedir.

Rusya devlet başkanı Putin de kadınlar günü dolayısıyla bir konuşma yaparak, “Bu dünyayı güzelliğiniz ile dolduruyorsunuz. Kadınların daha sık gülmeleri için her şeyi yapacağız” ifadelerini kullanmıştır.

1 Mart 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kadınlar çok nefis varlıklar. İnsan bakmaya ve sevmeye doyamıyor. İnsanların kadınların kıymetini bilmemesine şaşırıyorum.


28 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kadın haklarının korunması ve kadınların özgürce yaşaması önemlidir. Allah'ın kullarının yarısı azap çekiyorsa Allah bereketsizlik verir.


11 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kadınların ezildiği bir ülke bereketli olmaz. Kadınlar her yerde özgür olsun, ister çarşafla ister dekolte gezsin, her yerde hürmet görsün. Mecliste, her yerde kadınlar önde olsun. Kadınların özgürlüğü kalitenin yüksekliğinin delilidir. Kadın güzelliği tüm dünyaya hayat verir. Kadınlar baskı altına alındığında dünyanın neşesi biter. Kadın güzelliği yoksa mezar hayatı vardır.


9 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kadınların özgür olamadığı, gülemediği, sokağa çıkamadığı, neşeli olamadığı toplumlar çöker. Allah kullarına zulme izin vermez. Kadın istediği gibi gülecek, eğlenecek. Erkeklere eğlenceyi, neşeyi hak görüp kadınlara görmemek olmaz. Kadınlar vicdanıyla doğruyu bilir.


28 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kadınların ezildiği her toplum yıkılır. Kadınlar hür ve özgür olacak. Her türlü özgürlüğü sadece erkeklerin hakkı görmek vicdani değildir. Kadınların kıymetini bilememek insanlar için bir felakettir. Kadının nasıl güzel bir nimet olduğunu fark edememek o insan için beladır.


16 Aralık 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Kadına karşı zulüm olduğunda Allah bela verir, bu uğursuzluk getirir. Allah kadınları sevgi için yaratmıştır. Kadın sevgisi olmayınca kadın nefretini yaygınlaştırıyorlar ve kadınları gülemez, eğlenemez hale getirmeye çalışıyorlar.


22 Ekim 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Her konuda avantaj önce kadınlara verilmeli. Kadınların her konuda korunmaları, ayrıcalıklı olmaları gerekir.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245122/vladimir-putin-“kadinlarin-daha-sikhttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245122/vladimir-putin-“kadinlarin-daha-sikWed, 29 Mar 2017 23:40:16 +0300
Ulaştırma Bakanı: “Adil Kullanım Kota Uygulaması Kaldırılacak”7 Şubat 2017, Akşam

Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, adil kullanım kotasının kaldırılmasına ilişkin detayları açıkladı. Bakan Arslan, bu uygulamanın mayıs ayından itibaren kademeli olarak kalkacağını açıkladı ve gece kullanılan internetin kotadan düşmeyeceği müjdesini verdi.

/*****************/

Özellikle gençlerin kullandığı alanlarda, parklarda ve bahçelerde internete havadan bedava erişim olması gerektiğini söyleyen Sayın Adnan Oktar, kotanın da kaldırılması gerektiğinin ve herkesin her bilgiye kolayca ulaşmasının önemi üzerinde uzun bir süredir durmaktadır.

Bu konuda bir süredir sevindirici gelişmeler yaşanıyor. Son olarak Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, adil kullanım kota uygulamasının Mayıs ayından itibaren kademeli olarak kalkacağını açıklamıştır.

24 Ocak 2015, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Bedava internet, sonsuz internet. “İstediğiniz gibi, istediğiniz yere girin, bedava” diyeceksin gençlere, şahane. Dünya üniversitesi mükemmel olur. Ama adil kullanım hakkı, kota vs. olmaz.  


10 Ekim 2014, A9 TV

ADNAN OKTAR:  İnternet bedava olsun. Giren de istediği gibi girsin. Yok “kota hakkı” falan, ne alakası var? Hakikaten giriyor çocuklar ben bakıyorum. Bir türlü ulaşılamıyor. Mesela kitap indirmek istiyorlar, indiremiyorlar. Yazı indirmek istiyor, indiremiyor. Böyle internet olur mu? Yani sakat ve hasta bir internet yapısı var. Bu sakatlığı devlet kaldırsın. Bu hastalığı devlet kaldırsın. Sağlıklı, normal bir internet olsun. Hasta internet istemiyoruz. Sağlıksız internet istemiyoruz. Sıhhatli internet istiyoruz.


18 Eylül 2013, A9 TV

ADNAN OKTAR: Şu internet konusunu halletsin Başbakanımız ilk önce. En hayati konu o. En hayati konu eğitimdir. Eğitimde de en önemli yer, halk üniversitesi olan internettir. O zaman herkes üniversiteye kaydolmuş oluyor. Bu kota konularını kaldırsın Başbakanımız. İsrail’de olduğu gibi havadan internet ve bedava olsun.


18 Ağustos 2013, A9 TV

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam’dan internette kota ve benzeri tüm sınırlamaların kaldırılmasını rica ediyoruz. Özgür olalım, internette istediğimiz yere girebilelim. Ulaşımı engelleme olmasın. Türkiye’nin her yerinde internete kablosuz, havadan erişim imkanı olsun. Ücretsiz. Nerede olursa olsun, bilgisayarını açan anında otomatik olarak internete bağlansın.


13 Ocak 2013, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Bir insan 24 saat girebilir internete. Girsin, gece-gündüz okusun. Evet, gece-gündüz bilgilensin. Gece-gündüz araştırsınlar. 

Çünkü milletimizin kültürü için dünyanın en büyük ansiklopedisi internet, en büyük ansiklopedinin kapısını devlet kapatmış olur o zaman. Devlet dünyanın en büyük üniversitesinin kapısını açsın, milletimiz rahatça geçsin. Bakın, anarşi ve terörün de kökeni cehalettir, bilgisizliktir. Bilgiye ulaşabilmemiz için internete ihtiyacımız var. İnternete girebilmemiz için de, pahalı kota konursa, giremeyiz.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245109/ulastirma-bakani-“adil-kullanim-kotahttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245109/ulastirma-bakani-“adil-kullanim-kotaWed, 29 Mar 2017 23:29:58 +0300
Sayın Adnan Oktar Başkanlık referandumuna yönelik bazı siyasilerimizin sert üslubunu yumuşatması gerektiğini söylemiştir. 29 Ocak 2017, İnternet Haber

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş CNN TÜRK canlı yayınında şunları söyledi:

“Referandum önümüzdeki önemli bir meseledir. Ama bu referandumu da şöyle görmemek lazım; her şey bu referanduma bağlı şeklinde görmemek lazım. Referandum olacak ne sonuç çıkarsa çıksın başımızın üstünde Türkiye yoluna devam edecek. Demokrat olmak bunu baştan kabul etmek demektir. Yani referandumdan benim istediğim çıkmazsa bu millet yanlış yapıyor yok böyle bir şey. Bu millet bizim kanaatimizce çok yüksek oranda evet oyu verecektir ama ne karar verirse versin başımız gözümüz üstüne.”

12 Şubat 2017, Time Türk

Konya'da partisince düzenlenen referandum toplantısında konuşan Sayın Bahçeli şunları söyledi:

“Önemle ifade etmeliyim ki, bizim nezdimizde evet diyen, hayır diyen bütün kardeşlerimiz saygıyı hak etmektedir. Biz herkesin kararına hürmetkarız. Referandum bahanesiyle kutuplaşmanın şiddetlenmesini doğru bulmuyoruz. Ancak biz parti olarak evet diyeceğimizi söylüyor, bunu savunuyoruz.” 

14 Şubat 2017, Türkiye Gazetesi

Türkiye Gazetesi yazarı Ahmet Sağırlı referanduma yönelik şunları yazdı:

“Doğru ifade şudur:

Evet diyenler de hayır diyenler de bu ülkenin insanıdır. 

Önünüze bir taslak getirdik. Bakın, düşünün, taşının, birilerine sorun veya sormayın.. İster gözü kapalı evet/hayır deyin, ister inceleyerek deyin.

Ama bilin ki, evet de deseniz hayır da deseniz kararınızın başımızın üstünde yeri var.”

/*****************/

Sayın Adnan Oktar sohbetlerinde yaklaşan Başkanlık referandumuna yönelik bazı siyasilerimizin sert üslubunu yumuşatması gerektiğini söylemiş, bu gergin havanın ülkeyi kutuplaşmaya götüreceğini belirtmiştir.

Sayın Oktar’ın bu ricasının ardından bazı siyasilerimiz ve farklı kesimlerden bazı kimseler yatıştırıcı üslup kullanmaya başlamışlardır.

8 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bir kere “hayır” diyenlere terörist muamelesi yapmamak lazım, vazgeçilsin bundan. Bu çok tehlikeli bir şey ve çok yakışıksız yani çok ayıp olur öyle bir şey, fitne olur, günah olur. ‘Hayır’ diyen hayır der. Adı üstünde referandum demiyor musun sen? Zaten ‘evet’ çıkacaksa niye referandum yapıyorsun? Demek ki ‘hayır’ diyecekler de var.

‘Hayır’ diyen istediği şekilde hayır desin, ‘Evet’ diyen de ‘evet’ desin. Mahalle baskısı olmaz, bırak özgürce ne diyorsa desin. Türkiye’nin özgür olduğu anlaşılsın.


2 Şubat 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Böyle gergin bir Türkiye riskli olur. Bundan kaçınsın hükümet. Şunu eleştir bunu eleştir, öyle değil. Olayları doğal akışına bırakalım. Ilımlı bir eleştirme üslubu olsun. Sevecen bir üslup daha güzel olur. Çünkü olayı değiştirmiyor. Adamlar daha da kinlenip, daha da bizden uzaklaşıyorlar. Başka bir şey olduğu yok. Onun bir faydası olmaz. Ilımlı üslup güzel olur. O kendimizden emin olduğumuzu, kendimize olan güvenimizi gösterir. Biraz hava gergin. Bunu yumuşatsınlar, istirham ediyoruz.


31 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR:  Her iki taraf da bizim insanımızdır. “Hayır” diyen de hayırlıdır. “Evet” diyen de hayırlıdır. Bir tarafı böyle vatan haini gibi göstermek çok yanlış olur. Yahut anormal insanmış gibi göstermek. Böyle bir tavır İngiliz derin devletinin işine yarar. Bundan şiddetle kaçınmak lazım.


28 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Referandum konusunda “hayır” diyeni de “evet” diyeni de suçlayan üslup kullanmak çok çirkin. Halkın aklına bir nevi hakarettir bunlar.


27 Ocak 2017, A9 TV

ADNAN OKTAR: Bir de “hayır” diyenlere potansiyel hain damgası vurmak, PKK ile aynı cephede gibi göstermek yani bu çok büyük bir zulüm ve münasebetsizlik ve Türkiye’yi bölmeye götürecek bir mantık. Yani yeni bir bölme metodu olarak İngiliz derin devletinin oyununa kimse gelmesin. Böyle bir üslup kullanmak ve böyle bir demagoji de olmaz. Türkiye’yi böyle alenen ikiye bölmeye yönelik bir üsluptan şiddetle kaçınmak lazım.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245094/sayin-adnan-oktar-baskanlik-referandumunahttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245094/sayin-adnan-oktar-baskanlik-referandumunaWed, 29 Mar 2017 23:14:19 +0300
İngiliz derin devletinin Osmanlı’ya karşı kullandığı en güçlü silahı alkol.3 Mart 2017, T 24 Haber Sitesi

Sayın Erdoğan bir toplumu asıl çökerten savaşlar değil, maneviyatını kaybetmesidir dedi. Ve işgal güçleri zamanında gençlere bedava içki dağıtıldığını hatırlatan şöyle bir konuşma yaptı:

“Savaşlar sadece cephede olmaz. Asıl savaş manevi ve toplumsal alanda verilendir. Zira milleti çözen, devleti çökerten asıl saha burasıdır. Maneviyat, kültür alanıdır. Bu değerleri kaybederseniz, çökersiniz. Uğruna mücadele edecek kutsalı kalmayan bir milleti bir kez değil her zaman mağlup edersiniz. Bunun için işgal güçleri 1920 yılında İstanbul limanına demirledikleri gemilerden gençlerimize bedava alkollü içki dağıtıyorlardı. Kendileri bir gün çekilip gitse de en kalıcı zararın manevi tahribat olduğunu biliyorlardı. O gün bedava içki üzerinden kimliksiz hale getirilen gençlik şimdi ideolojiler üzerinden kişiliksiz hale getiriliyor.”

/*****************/

Yaptığı sohbet programlarında İngiliz derin devletinin Osmanlı’yı çökerttiğini ilmi delillerle anlatan Sayın Adnan Oktar, 1920 yılında İngiliz güçlerinin kasa kasa içkiyi İstanbul’da bedava dağıttıklarını, tütünle, alkolle ve Darwinizm’le Osmanlı gençliğini maddeten ve manen mahvettiklerini defalarca söylemiştir.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan da yaptığı konuşmasında İngiliz güçlerinin tarihte gençlere bedava içki dağıtarak, manevi tahribat meydana getirdiğini söylemiştir.

20 Ekim 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Osmanlı’ya tütünü İngilizler getiriyor. Reji idaresi kuruluyor Osmanlı döneminde. Bütün Osmanlı toprakları tütün tarlalarıyla doluyor. Herkese tütün tavsiye ediliyor ve bütün Osmanlı duman altı oluyor. Rakı, şarap fabrikalarıyla bir yandan hem alkolle, hem sigarayla, hem Darwinist-materyalist eğitimle maddi ve manevi feci şekilde eziliyor Osmanlı. Ve bütün Osmanlı toprakları darmadağın oluyor.


11 Ekim 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Abdülhamit dönemi Osmanlı'nın 340 milyon litre şarap ihraç ettiği bir dönemdir. Aynı dönemde tütün üretim ve tüketimi de çok yoğundu.


26 Eylül 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: İngiliz derin devletinin Osmanlı’ya karşı kullandığı en güçlü silahı alkol. 1920’de yüzlerce ton içki getiriyorlar İstanbul’a, kasa kasa Galata’da her yere tevzi ediliyor bedava. Viski, rakı, bira, şarap... Yüzlerce ton Galata’ya gemiyle getiriyorlar, her yere dağıtıyorlar. Abdülhamit’in fabrikaları zaten çalışmış, rakı fabrikaları bir yandan, tütün bir yandan. Dumanla, alkolle ve Darwinizm’le Osmanlı gençliğini mahvetmişler, sonra da rahatça işgal etmişler. 


25 Eylül 2016, A9 TV

ADNAN OKTAR: Osmanlı’da Abdülhamit döneminde meydana gelen bu içki modası o kadar şiddetleniyor ki, 1920’lerde Şeyhülislam İbrahim Haydarizade’nin himayesinde Sultan Vahdettin’in izniyle 1920 yılında Yeşilay kuruluyor. Bu alkolikliğin ve ayyaşlığın kaldırılması için. Sırf bu belayı durdurmak için geniş çaplı faaliyet yapıyor Yeşilay. Yeşilay’ın kuruluş amacı budur. Abdülhamit döneminde genişletilen bu alkol düşkünlüğünün, rakıya ve şaraba düşkünlüğün ortadan kaldırılması için. Mahvolmuştu Osmanlı o dönemde. Tütün ve içkiden mahvolmuştu, maddeten. Manen de Darwinizm’le çökertilmişti.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245089/ingiliz-derin-devletinin-osmanliya-karsihttp://pkkyacozum.com/tr/Adnan-Oktar-Ne-Demisti-Ne-Oldu/245089/ingiliz-derin-devletinin-osmanliya-karsiWed, 29 Mar 2017 22:58:43 +0300