PKKYACOZUM.COMhttp://pkkyacozum.compkkyacozum.com - Kısa filmler - Mutlaka izleyin - Son EklenenlertrCopyright (C) 1994 pkkyacozum.com 1PKKYACOZUM.COMhttp://pkkyacozum.comhttp://harunyahya.com/assets/images/hy_muhur.png11666Sayın Adnan Oktar'ın Dünya Çapında Faaliyetlerihttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248744/sayin-adnan-oktarin-dunya-capindahttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248744/sayin-adnan-oktarin-dunya-capindahttp://imgaws1.fmanager.net//Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/Tanitim_2017_tr_altyazili_04.jpgThu, 25 May 2017 18:02:42 +0300Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2 http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248728/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248728/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/OKT_4982.jpgThu, 25 May 2017 07:28:13 +0300Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2 - Altuğ Berker'in Açılış Konuşmasıhttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248540/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248540/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net//Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/2.konf_altug_berker_09.jpgWed, 24 May 2017 05:44:07 +0300Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2 - Prof. Dr. Fazale Rana – “DNA’nın İlham verici Tasarımı”http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248539/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248539/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/fazale_R.jpgWed, 24 May 2017 05:41:15 +0300Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2 - Dr. Fabrizio Fratus – "Evrim: Mit mi Gerçek mi?"http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248538/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248538/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/fabrioF.jpgWed, 24 May 2017 05:39:50 +0300Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2 - Prof. Dr. Anjeanette Roberts - “Virüslerdeki Yaratılış Mucizesi”http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248537/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248537/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/drRoberts.jpgWed, 24 May 2017 05:37:43 +0300Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2 - Dr. Carlo Alberto Cossano - “İnformatik Kayıtlar ve Protein Üretimi”http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248536/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248536/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/carloC.jpgWed, 24 May 2017 05:35:54 +0300Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2 - Ortadoğu uzmanı gazeteci Jeff Gardner'ın kapanış konuşması http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248534/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248534/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/jeffG.jpgWed, 24 May 2017 05:25:06 +0300Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2 - Oktar Babuna Konuşmasıhttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248525/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248525/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/oktar_babuna.jpgWed, 24 May 2017 00:29:36 +0300Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2 - Plaket Törenihttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248521/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248521/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/plaket.jpgWed, 24 May 2017 00:19:04 +0300Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2 - Perküsyon Performansı http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248520/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248520/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/perksyn.jpgWed, 24 May 2017 00:02:28 +0300Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2 - Dans Gösterisihttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248519/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248519/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/dans.jpgTue, 23 May 2017 23:57:43 +0300Duvarların ardında hapsolmakJohn Carpenter’ın “New York’tan Kaçış” adlı filmi 1981 yılında gösterime girdiğinde büyük bir yankı uyandırdı.

Film, Manhattan adasının 15 metre yüksekliğinde duvarlarla çevrildiği, karanlık bir geleceği konu alıyordu. Duvarlar çaresizlikten kaçışın mümkün olmadığını temsil ediyordu.

Filmde duvarların arkasına hapsolmuş insanların yaşam mücadelesindeki korku ve dehşet hakimdi. Adanın dışındakiler rahat bir hayat sürerken, içerideki insanlar açlığa, sefalete ve ölüme mahkumdular.

Açık hava hapishaneleri, 1980’lerin insanları için ürkütücü ve vicdanın yer almadığı bir geleceğin uygulamalarıydı. Sadece korku filmlerinde rastlanan ütopik cezalardı.

Ne var ki bu hayali duvarlar, aradan geçen 35 yıl içinde gerçeğe dönüştü ve dünyanın dört bir yanında adeta günlük hayatın birer parçası haline geldi.

Carpenter’ın 1981’deki hayali duvarları ile 2017’nin gerçek duvarları arasındaki fark ise çok açık: Suçluların yerine artık çoğunlukla masumlar duvarların arkasına kapatılıyor...

Bugün 65 ülkede insanlar yüksek duvarlarla birbirlerinden ayrılmış durumda:

Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika duvarlarla ayrılıyor.

Hindistan ve Bangladeş sınırları arasında da duvarlar var.

Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinliler de duvarların ardında yaşıyorlar.

Avrupa’daki yüzbinlerce mülteci duvarlarla çevrilmiş bir hayat sürüyor.

Batı Sahra’da, Cezayir’de ve Fas’ta da durum farksız değil, uçsuz bucaksız çöller duvarlarla bölünmüş durumda.

Belfast, Sao Paolo ve Humus şehirleri de duvarlarla ikiye ayrılıyor.

Elbette ki ülkelerin kendi güvenliklerini korumak istemeleri doğaldır; ancak duvar örmek sorunları çözmez:

Duvarlar, açlığı ve sefaleti engelleyemez. Radikalizmi ve şiddeti durduramaz. Savaşlara engel olamaz. Çaresiz mültecilerin sorunlarını çözemez.

En yüksek duvarlarla çevrelense dahi kötülük yok olmaz. Zaten açlık, sefalet ve çaresizlik içinde olan insanlar, örülen duvarlarla birlikte daha büyük bir karamsarlığa itilir.

Bu olumsuz ruh halinin getirdiği nefret ve sevgisizlik ise öfkenin artmasına, kavgacı nesillerin yetişmesine sebebiyet verir. Tabi ki bu da radikalizme davetiye çıkarır ve bazı kişiler çözümü kendilerince şiddette aramaya başlarlar.

Başkalarını duvarlar arkasına hapsederek kendilerini korumaya çalışan insanlar genellikle sahte bir güvenlik hissi içinde yaşarlar. Çünkü kargaşaya, acılara kanlı ideolojilerin sebep olduğunu unuturlar. Bu ideolojilerin tuzağına düşenlerin radikalizmin de pençesine düşebileceklerini görmezden gelirler.

Dünyadaki birçok sorunun temelinde yatan radikalizme karşı alınması gereken tedbir ise yeni duvarlar inşa etmek değildir. Bu konuda tek çözüm, radikalizmin geçersizliğini bilimsel delilleriyle ortaya koymak ve doğrusunu anlatmaktır.

Geniş kapsamlı yardım seferberlikleri başlatmak ve kültürel çalışmalar yapmak da geçmişte yaşanmış utanç dolu yanlışları telafi etmek için güzel bir yol olacaktır.

 

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248472/duvarlarin-ardinda-hapsolmakhttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248472/duvarlarin-ardinda-hapsolmakhttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/duvarlarin_ardina_hapsolmak.jpgTue, 23 May 2017 13:20:40 +0300
Yaşamın ve Evrenin Kökeni - Uluslararası Konferans - 2YAŞAMIN VE EVRENİN KÖKENİ -2

Dünyaca tanınmış sanat eserleri....

Yağlı boya tablolar...

Heykeller...

Mimari yapılar....

Hepsinin bir sanatçısı, yetenekli bir ustası...bir tasarımcısı var.

 

Evrenin her noktası da Allah’ın yaratma sanatının benzersiz örnekleriyle dolu…

Mükemmel simetri... göz alıcı renkler...

Charles Darwin’i kendi ifadesiyle hasta eden tavus kuşunun kanatlarındaki ince detaylar...

Canlılardaki milyonları aşan çeşitlilik... Yapılarındaki matematik düzen ve altın oran...

Yeryüzündeki hassas yapı ve dengeler.... ve evreni kuşatan sayısız kozmik kanun... bizlere Allah’ın varlığını kesin olarak gösterir...

         İnsanın kavrama sınırlarını zorlayan büyüklükteki evrende... galaksilerden mikro canlılara, gezegenlerden, karbon atomlarına kadar yaratılışın örnekleri her yerdedir....

         DNA’daki kompleks yapı, hücredeki bir şehri andıran kusursuz düzen, kendi kendine oluşamaz... Mutlaka akıl ve bilgi sahibi bir yaratıcı tarafından yaratılmış olmaları gerekir.

         Bedenimizden başlayıp, evrenin en uç noktalarına kadar var olan bu dengenin ve ihtişamlı yapının bir sahibi- bir sanatçısı var.

         Evrendeki her şeye hakim olan büyük aklın delilleri... elbette ki üstün Yaratıcı’mızın... Allah'ın varlığının ispatıdır.    

 

ALLAH YOKTAN VAR EDENDİR...

         Allah’ın her şeyin yaratıcısı olduğu gerçeği Kuran’da birçok ayette ve İncil sözlerinde bildirilmiştir. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.

Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "Ol" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

 

Her evin bir yapıcısı vardır, oysa her şeyi yapan Allah'tır. (İbranilere Mektup, 3:4)

Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı’nın hazırladığı Evrenin ve Yaşamın Kökeni adlı ilk konferansta  bilimin ışığında yaratılışın açık delillerini konuştuk.

Şimdi ise üç önemli vakfın katkılarıyla....

....Ve sizlerin de katılımıyla, Yaşamın ve Evrenin Kökeni-2 Uluslararası Konferansı’nı saygılarımızla sunarız.

 

 

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248466/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/248466/yasamin-ve-evrenin-kokeni-http://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/GN6A0783.jpgTue, 23 May 2017 01:15:02 +0300
Abdülhamit Döneminde “Hiç Toprak Kaybedilmedi” İddiası Tarihi Bir AldatmacadırAbdülhamit Döneminde “Hiç Toprak Kaybedilmedi” İddiası Tarihi Bir Aldatmacadır

Abdülhamit gerçekten kıymetli ve önemli bir padişahtır. Döneminde yaptığı faydalı hizmetler de olmuştur. Ancak, “Abdülhamit döneminde hiç toprak kaybedilmedi” iddiası doğru değildir. Diğer filmlerimizde de belgeleriyle ortaya koyduğumuz üzere Abdülhamit dönemi İngiliz derin devletinin Osmanlı’ya tam anlamıyla yerleştiği, Osmanlı’nın maddi ve manevi olarak çöktüğü bir dönemdir.

Hiç toprak kaybedilmedi denilen Abdülhamit devrinde 33 yıl içinde kaybedilen toprak miktarı ise yaklaşık 1,5 milyon kilometrekaredir.

Tunus, Mısır, Somali, Sırbistan, Karadağ, Bulgaristan, Kars, Ardahan, Batum, Teselya, Kıbrıs Abdülhamit zamanında kaybedilen topraklardan bazılarıdır.

Şimdi kronolojik sırayla Abdülhamit devrinde kaybettiğimiz 1,5 milyon km2 topraklarımızı görelim

1878 - Berlin Antlaşması ile Karadağ ve Sırbistan bağımsızlıklarını ilan etti.

1878 - 93 Rus harbi sonucunda Bulgaristan, Almanya ve Avusturya-Macaristan himayesinde özerk bir prenslik oldu. Bosna-Hersek'e iç işlerinde bağımsızlık verildi. Sırbistan, Karadağ ve Romanya’nın sınırları genişletildi. Kars, Ardahan, Batum ve Doğubayazıt Rusya'ya verildi. Teselaya Yunanistan'a bırakıldı.

1878 - Bosna Hersek ve Yenipazar Avusturya tarafından işgali edildi.

1878 - Rusya’ya karşı Osmanlı’yı koruyacağı gerekçesiyle Kıbrıs Abdülhamit tarafından İngiltere’ye verildi. 12 Temmuz 1878'de Kıbrıs'a asker çıkaran İngilizler, Kıbrıs'taki Osmanlı bayrağını indirip, yerine kendi bayraklarını çektiler.

1881 - Tunus Fransa tarafından işgal edildi, Mersâ Antlaşmasıyla Tunus tamamen Fransa'nın idaresine girdi.

1882 - İngiltere Mısır’ı işgal etti.

1884 - Somali İngiltere’nin eline geçti

1885 - Habeş Eyaleti İtalya tarafından işgali

1898 - Girit'e özerklik verildi

1899 - Kuveyt'e özerklik verildi

1908 - Bulgaristan'ın bağımsızlığını ilan etti

1908 - Bosna Hersek tamamen Avusturya'nın eline geçti

1908 - Girit Yunanistan’a katılma kararı aldı

Böylece hiç toprak verilmedi denilen Abdülhamit döneminde bugünkü Türkiye topraklarının neredeyse iki katı, yaklaşık 1,5 milyon kilometre kare toprak kaybedilmiş oldu.

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/247495/abdulhamit-doneminde-“hic-toprak-kaybedilmedi”http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/247495/abdulhamit-doneminde-“hic-toprak-kaybedilmedi”http://imgaws1.fmanager.net//Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/abdulhamit_toprak_kaybi_04.jpgSun, 14 May 2017 22:45:24 +0300
Darwinizm'e karşı acze düşüp yenilgiyi baştan kabul edenler DARWINİZM’E KARŞI ACZE DÜŞÜP YENİLGİYİ BAŞTAN KABUL EDENLER

Faruk Beşer: Bir dergide görmüştüm, çocuk soruyor. Anne insanlar nereden geldi? Maymundan. Peki anneciğim bu maymunlar neden hala insan olmadılar, öbür maymunlar. Cevap verebilir misiniz? Veremezsiniz.

DARWİNİSTLER BU TİP İDDİALARA CEVAP DAHİ VERMEZ, GÜLÜP GEÇERLER

Darwinistlere göre  insanlarla maymunların ortak atası olduğunu iddia ettikleri canlının insana dönüşme süreci yüz milyonlarca yıl içinde gerçekleşmiştir. Hiçbir Darwinist yaşadığımız süre içerisinde maymunların insana dönüşeceğini iddia etmez. Bu sebeple “Neden şu an bu maymunlar insana dönüşmüyor” demek evrimcilerin gülüp geçeceği, hiçbir bilimsel delil içermeyen bir üsluptur.

Darwin teorisi de ne? Darwin teorisi zaten bitmiş. Kim bugün insan maymundan gelmiştir diyor ki zaten. Darwin teorisini savunan kalmamış ki zaten. Çürütmeye gerek kalmamış kı zaten.

DARWİNİZM, İSLAM ÜLKELERİNİN ÇOĞUNLUĞU DAHİL TÜM DÜNYA OKULLARINDA OKUTULURKEN, “DARWİNİZM VAR MI Kİ?” DEMEK AKIL TUTULMASIDIR

Dünyanın tüm okullarında Darwinizm tek bilimsel gerçekmiş gibi dayatmayla okutuluyor. Evrim yoktur diyen sınıf geçemiyor. Darwinizm’i eleştiren akademisyenler üniversiteden atılıyor. Bu somut gerçeğin dahi farkında olmayanların Darwinizm’e karşı bilimsel mücadele yapması imkansızdır.

Darwin teorisini savunan kalmamış ki zaten. Çürütmeye gerek kalmamış ki zaten.

Bugün dünya çapında Darwinizm’in bilimsel olmadığı görüldüyse, bu, “Darwinizm var mı ki” diyerek değil, Sn Adnan Oktar’ın 40 yıllık büyük ilmi mücadelesi vesilesiyle olmuştur.

Cübbeli: Ne düşünüyorsunuz evrimle ilgili.
Evrim ne demek?
Maymundan dönme şeyi mi?

HENÜZ KARŞISINDAKİ TEHLİKENİN NE OLDUĞUNUN BİLE FARKINDA OLMAYAN BİR ZİHNİYETİN İNSANLIĞIN KURTULUŞUNA VESİLE OLACAK İLMİ ÇALIŞMA YAPMASI MÜMKÜN OLMAZ. Milyonlarca Müslümanın gördükleri zulmün temelinde Darwinist materyalist ideolojiler vardır. Darwinizm’in nasıl bir tehlike olduğunu anlamadan insanları bu acılardan kurtarmak mümkün değildir.

Osman Ünlü: Soru: İnsan da tesadüfen var olmuştur iddiasında bulunanlara ne demeli nasıl cevap vermeli? İslam alimleri bir ifade kullanıyorlar ahmağa verilecek cevap sükuttur diye, adam ahmaksa cevap vermeye değmez ve onunla uğraşmaya da gerek yok ne kadar söylersen söyle fayda vermiyor hal böyle olunca bunlarla konuşmaya da gerek yok.

Darwinizm’e verilecek cevap “sükut” değil, Darwinizm’in geçersizliğini ortaya koyan bilimsel delillerdir. Bilim iddiasıyla ortaya çıkan bir felsefe ancak bilimle susturulabilir. İnsanların demagojiye değil, tek proteinin dahi tesadüfen meydana gelemeyeceğini, hücrenin yapısı, fosillerin evrimi yalandığı gerçeğini öğrenmeye ihtiyacı vardır.

Osman Ünlü: Bir zamanlar Darwin’in nazariyesi dediler.  Maymundan inkilab etti değişti falan. Evrim mevrim hikayesi, o da fiyasko çıktı. Şimdi artık gündeme de getiremiyorlar. İnsan maymundan gelmiş diyenler maymun nereden gelmiştir deyince susuyorlar. İşin mahiyetini bilen kimse susturabiliyor.

Evrimciler bilim dışı açıklamalarında maymunlar ve insanların milyonlarca yıl içinde aynı hayali ortak atadan türediğini iddia ederler. Yapılması gereken, Darwinistlerin gülüp geçeceği acz içinde mantıklar öne sürmek değil, sözde bilim adına ortaya koydukları iddiaları tek tek yine bilimin gerçek delilleri ile geçersiz kılmaktır.

Osman Ünlü: İşin mahiyetini bilen kimse susturabiliyor.

Osman Ünlü “işin mahiyetini bilen kimse susturabiliyor” demekte, ancak Darwinizm’i asıl susturanın kim olduğundan bahsetmemektedir. Tüm dünyanın ittifakla kabul ettiği üzere Darwinizm’i fikren yerle bir eden ve dünyaya Yaratılış Gerçeğini bilimsel delilleri ile sunan Sayın Adnan Oktar’ın ilmi çalışmalarıdır.

Mehmet Bayraktar: Evrim olgusu bence Allah’ın bir yaratma biçimi olarak görmek gerekiyor. İslam inancı ile ve Allah’ın yaratma fiiliyle ters düşen bir düşünce değil

KURAN’DA EVRİMLE YARATILIŞ YOKTUR

Melekler, cinler, şeytanlar, vildanlar, gılmanlar, cennet ağaçları, cennet bahçeleri, cennetteki hayvanlar, cennet ırmakları hiçbiri evrimle yaratılmamıştır. RABBİMİZ HİÇBİR SEBEP OLMADAN YOKTAN VAR EDENDİR. Allah cinleri ve melekleri nasıl yoktan var ettiyse, insanı da evrime gerek olmadan, ayrı bir varlık olarak yoktan var etmiştir. 

Abdülaziz Bayındır: Kuran-ı Kerim yaratılışı yoktan yaratılış olarak kabul etmiyor öyle bir ifade kullanmıyor.

KURAN’DA “OL” EMRİYLE BİR ANDA YOKTAN YARATILIŞ VARDIR

Allah Kuran’da insanı balçıktan porselen benzeri bir maddeden “Ol” emriyle bir anda yarattığını bildirmiştir. Hz. Musa’nın asası nasıl bir anda hareket eden, çevresindekileri yutan, sindirim sistemi olan canlı yılana, Hz. İsa’nın üflediği çamurdan kuş nasıl bir anda uçan canlı kuşa dönüştüyse, insanı da Allah balçıktan yaratmış ve ol emriyle insan olmuştur.

Muhammed Nur Doğan: Allah eğer bir maymun türünden bizim türememizi dilemişse buna kimin itirazı olabilir.

KURAN’DA ALLAH’IN İNSANI MAYMUNDAN TÜRETTİĞİNE DAİR HİÇBİR AYET YOKTUR.

Araf Suresi’nin 172. Ayetinde Allah Kuran’da kainat yaratılmadan önce insanları zer aleminde var ettiğini ve hepsinden söz aldığını bildirmiştir. Görüldüğü gibi ayette, kainat henüz var edilmeden önce insanların yaratıldığı, kusursuz ve tam olarak var oldukları ve Allah’a söz verdikleri bildirilmiştir. Ayetteki bilgiye göre, kainat henüz yoktur ama konuşan, duyan, söz veren, tüm uzuvları ve fiziksel özellikleriyle tam insanlar vardır. Bu gerçek, Kuran’da evrimle yaratılış olmadığının açık bir ispatıdır.

Hani Rabbin, Adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (demişti de) onlar: "Evet (Rabbimizsin), şahid olduk" demişlerdi. (Bu,) Kıyamet günü: "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir. (Araf Suresi, 172)

Mustafa İslamoğlu: Müslümanların hasım olmaları gereken evrim değil. Evrim Sünnetullah’tır. Evrime inanmayan bir kimse Kuran’ın bir kısmını inkar ediyor. İslam’la evrimi karşı karşıya koymak bir tuzaktır. Evrim karşıtlığı aslında bir bidat.

KURAN’DA EVRİMLE YARATILIŞ YOKTUR. SÜNNETULLAH, ALLAH’IN “OL” EMRİYLE YARATMASIDIR

Darwinizm, (Allah’ı tenzih ederiz) “Allah yok, siz ve her şey tesadüflerin ürünü” diyen inkarcı bir felsefedir. Müslümanlar Allah’ın varlığını inkar eden bu ideolojiye karşı bilimsel olarak mücadele etmekle yükümlüdür. Kuran’da evrimle yaratılış değil, Allah’ın insanları ve tüm evreni “Ol” emriyle yaratması anlatılır. ALLAH’IN SÜNNETİ EVRİM DEĞİL, “OL” EMRİYLE YOKTAN VAR ETMESİDİR:

Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "Ol" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

Mustafa İslamoğlu: Mehmet Aydın'ın dediği gibi, kokuşmuş bir balçıktan yaratılmaktansa bir maymundan yaratılmış olmayı çok daha iyi bulurum.

Allah insanı balçıktan, porselen benzeri bir maddeden en güzel surette yaratmıştır. Allah’ın sanatını ve aklını haşa beğenmemek samimi bir Müslümanın asla kullanmayacağı bir üsluptur.

O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir. (Haşr Suresi, 24)

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/247056/darwinizme-karsi-acze-dusup-yenilgiyihttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/247056/darwinizme-karsi-acze-dusup-yenilgiyihttp://imgaws1.fmanager.net//Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/evrim_acz_icinde_2017_mayis_06.jpgSun, 07 May 2017 00:15:10 +0300
Müslümanlar can çekişirken bazı hocalar nelerle ilgileniyor! Irak'ta 2003'den buyana 2 milyon insan hayatını kaybetti.
4,5 milyon kişi mülteci oldu.
Afganistan'da, hayatını kaybeden sivillerin sayısı milyonları aştı.

Suriye’de 500 binden fazla insan hayatını kaybetti. 7 milyon insan yurdunu terk etti.

Her gün İslam coğrafyasına bombalar yağıyor

Rohingya Müslümanları kamplarda diri diri yakılıyor.

Akdeniz’de her gün onlarca mülteci boğuluyor.

Yemen’de çocuklar açlıktan ölüyor.

Hastaneler, fırınlar, okullar, mülteci konvoyları bombalanıyor.

FİTNE HER YERİ SARIP KUŞATMIŞKEN BAKIN BAZI HOCALAR HANGİ KONULARI ANLATIYOR:

  • Milyonlarca kişiye ulaşma imkanı olan bazı hocaların, her gün zulümle yüzyüze yaşayan bu Müslümanlar için söyleyecek hiçbir sözü yok mu?
  • Yurtlarından sürülen, tecavüze uğrayan, hapishanelerde kaybolan mazlumlar bazı hocaları ilgilendirmiyor mu?
  • Deodorant kullanmanın helal olup olmadığını konuşmak bu mazlumu kurtarabilir mi?
  • Müslüman aleminin “saça topuz yapmak haram mı değil mi” diye öğrenmesinin dikenli tellere takılıp dövülen, denizde boğulan mültecilere bir faydası olacak mı?
  • Bazı hocalar nişan bozulunca takılar ne olacak diye sakin sakin anlatırken

Irak, Suriye, Libya, Afganistan’da Müslümanlar acı içinde.

  • İnsanların imanını kaybetmesine neden olan Darwinizm’e karşı tek cümle söz söylemeyenler hiç aciliyeti olmayan bu konuları uzun uzun anlatmaktan kaçınmıyor.
  • Kuran hakikatlerini anlatmaktan, İslam Birliği’ni, Mehdiyeti, İsa Mesih’in gelişini müjdelemekten ısrarla kaçınan bazı hocalar, protez saç, tüp bebek gibi gereksiz konularla insanları oyalamamalılar..
]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/247028/muslumanlar-can-cekisirken-bazi-hocalarhttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/247028/muslumanlar-can-cekisirken-bazi-hocalarhttp://imgaws1.fmanager.net//Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/hocalar_islam_alemi_karsilastirmali_gereksiz_sorular_05.jpgFri, 05 May 2017 15:22:34 +0300
Osmanlı'da ilk rakı fabrikası ve birahane Abdülhamit döneminde açılmıştırOSMANLI’DA İLK RAKI FABRİKASI VE BİRAHANE ABDÜLHAMİT DÖNEMİNDE AÇILMIŞTIR

Abdülhamit Osmanlı tarihinin değerli padişahlarından biridir, ancak iktidarda olduğu yıllar Osmanlı’nın maddi manevi çöktüğü bir dönemdir. Bu çöküşün önemli sebeplerinden biri de Abdülhamit devrinde açılan içki fabrikalarıdır. Ruh ve beden sağlığına son derece zararlı olan içki, bu dönemde Osmanlı’da üretilmeye ve yoğun şekilde tüketilmeye başlanmıştır.

Abdülhamit ise Yıldız Sarayı’nda adeta ablukaya alınmış ve kendisini kuşatan İngiliz derin devletinin oyunlarına yenik düşmüştür. Tüm devlet büyükleri gibi saygıyı hak etmektedir, ama o dönemi Osmanlı’nın kudretli günleri gibi kendisini de hatasız evliya bir şahıs gibi göstermek tarihi gerçeklere uygun düşmemektedir.

Osmanlı’nın en geniş toprak kayıpları,

İlk rakı fabrikasının ve birahanenin açılması,

Sigara üretiminin başlaması,

Genelevlerin ve gayri meşru hayatın yaygınlaşması,

Avrupa’ya şarap ihracatı yapılması,

Allah’ın varlığını inkar eden Darwinizm’in Osmanlı’nın dört bir yanına yayılması,

Bizzat İngiliz paşaları ve onların destekçilerini devlete atayarak Osmanlı yönetiminin İngiliz derin devletinin eline terk edilmesi,

Osmanlı Donanması’nın çürütülmesi,

Duyun-i umumiye ile Osmanlı’nın ekonomik olarak Batı’ya tam bağımlı hale gelmesi ve İslam ümmetinin dağılması Abdülhamit döneminde olmuştur.

Darwinist- materyalist ideolojiler Abdülhamit döneminde tüm Osmanlı coğrafyasına hakim olmuş, içki ve sigara kullanımı yayılmış, fuhuş artmış, kısaca Osmanlı ve İslam toprakları maddi ve manevi olarak çökmüştür. Öyle ki Abdülhamit döneminde bir çok Osmanlı eyaletinde yaşanan ayaklanmanın temel gerekçesi, “Halifenin İslam’dan uzaklaşması ve Hilafet merkezi tarafından Müslüman toplumların dejenere edilmesi”dir.  

Abdülhamit’in İzniyle Açılan Bomonti Birahanesi

Abdülhamit döneminde ilk birahane, İstanbul’da Bomonti Kardeşler tarafından kuruldu. Selanik'te de Olimpos Bira ve Şampanya Fabrikası açıldı. Fabrikaların arz tezkiresine yani üretim iznine Abdülhamit kendi imzasıyla onay verdi. Bomonti birahanesinde yılda 7 milyon litre bira üretiliyordu. Zamanla üretim 10 milyon litreye kadar çıktı. Trakya ve Marmara Körfezi kıyılarından Eskişehir'e kadar uzanan bölgede halkın bira içebilmesi için “Bomonti Bira Bahçeleri” kuruldu.

Abdülhamit döneminde İstanbul ve çevresinde bira tüketimi o derece artmıştı ki Viyana’dan bile trenle taze bira getiriliyordu.

 

Abdülhamit döneminde içki üretimi devletin resmi faaliyetlerinden biri haline geldi

Abdülhamit içkinin vergi düzenlemesini de yaptı. ‘‘Müskirat Nizamnameleri” yani ‘‘İçki Yönetmelikleri” çıkarttı. 7 Nisan 1886 tarihli yönetmelikle içkiden alınacak vergiler düzenli bir şekle getiriliyor, 14 Temmuz 1890’da ise, ihraç edilecek şarapların kalitesi ve vergileri belirleniyordu.

 ‘‘Halife” unvanını da taşıyan İkinci Abdülhamit’in içki konusunda yönetmelikler yayınlaması Osmanlı’nın içinde bulunduğu durumun vahametini ve İngiliz derin devletinin baskısını görmek açısından dikkat çekicidir. Abdülhamit dönemine ait Yıldız ve Dolmabahçe sarayının masraf defterleri incelendiğinde, ruh ve beden sağlığına son derece zararlı olmasına rağmen saraya hangi cins şarapların, şampanya ve içkilerin girdiği kolaylıkla görülecektir. Nitekim Abdülhamit’in torunu da “Abdülhamit’in Rom sevdiğini ve içtiğini” şöyle anlatmaktadır:

Türkiye’de ilk rakı fabrikası da Abdülhamit döneminde açıldı

 Padişahın Başmabeyincisi (Bugünkü Özel Kalem müdürü) ve Maliye Bakanı Sarıcazade Ragıp Paşa’nın Çorlu’daki Umurca Çiftliği’nde Rakı Fabrikası kuruldu. Bu rakı halk arasında öylesine tutulmuştu ki, 1878’de devlet borçlarının ödenmesi için altı değişik verginin birleştirilmesinden oluştuğu için Rüsum-u Sitte (Altı Vergi) diye anılan verginin en önemli kalemini, bu rakıdan alınan vergi oluşturmuştu.

Abdülhamit döneminde başka rakı fabrikaları da açıldı. Örneğin Niğde’nin Fertek kasabasında Fertek Rakısı fertek rakısı şu anda yok üretilmeye başlandı. Boğaziçi, Ruh, Âlem, Deniz Kızı bu rakılar şu anda yok  gibi rakılar birbirleriyle yarışır olmuşlardı. Saray görevlilerinin bile rakı ürettiği Abdülhamit döneminde, en çok tüketilen rakılarından bir diğeri de Üzüm Kızı rakısıydı. Buna  tanıtım resmi nedeniyle halk “Kızlı Rakı” derdi. İnsan sağlığına son derece zararlı olan, toplumsal düzenin ve ahlakın bozulmasına sebep olan içkinin bu derece yaygınlaşması Osmanlı’yı hızla çöküşe sürükledi.

 

Abdülhamit döneminde içki üretimi ve tüketimini gösteren grafikler

 

Sadece 1896 yılında toplam şarap üretimi yaklaşık 86 milyon kilo

Rakı üretimi 14 milyon kilo  

Brandi üretimi 32 milyon kilo

Bira üretimi 1 milyon kilo

Toplam içki üretimi 102 milyon kilodur

Abdülhamit Bergama’da Yunan rakısı uzo üretimi için de ferman verdi

Avrupa bağlarında bozulma başlayınca, başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkeleri şarap ihtiyaçlarını Osmanlı’dan gidermişlerdir. Abdülhamit döneminde 1904’de, İmparatorluğun şarap ihracatı, tam 340 milyon litreye çıkmıştı. Dönemin Osmanlı gazetelerinde şarap ilanları dahi yayınlanıyordu.

1889’da İstanbul Erenköy’de 700 dönüm arazi üzerine üzüm bağları kurulup şarap üretimi başladı.  Ege’deki Sultaniye üzümü bağları, Abdülhamit döneminde şaraplık üzüm yetiştirilen bağlardı ve buradan Avrupa’ya şarap satılırdı.

Çeşitli markaların konyak ilan tabelaları İstanbul’un birçok yerine asıldı.

Abdülhamit döneminde Erdekli Kotroni Efendi’nin damıttığı Osmanlı konyakları ise Paris’te yarışmaya girmiş, madalyalar almıştı.

Abdülhamit döneminde içki üretimi ve tüketimi o derece yaygınlaşmıştı ki, Ayşe Fahriye Hanım’ın ilk baskısı 1883’te yapılan ve çok tutulan “Ev Kadını” adlı yemek kitabının 34. Bölümü evde rakı üretimini anlatmaktaydı. Hatta, Gazeteci Ahmet Cemaleddin Saraçoğlu’na göre, “Abdülhamit dönemi, vatandaşlar için kocaman bir meyhane” idi.

Oysa Allah Müslümanlara içkiyi haram kılmıştır. Elbette her insan istediği şekilde yaşamakta özgürdür ancak İslam Halifesi olan bir şahsın içki fabrikaları açılması için kendi imzasıyla tezkire yayınlaması ve içkinin yayılmasına destek olması kabul edilir bir durum değildir. 

Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. (Maide Suresi, 90)

 

 

 

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/246367/osmanlida-ilk-raki-fabrikasi-vehttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/246367/osmanlida-ilk-raki-fabrikasi-vehttp://imgaws1.fmanager.net//Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/abdulhamit_icki_tsh_08.jpgMon, 17 Apr 2017 21:30:38 +0300
Münafığın Lideri ŞeytandırMünafık karakterinde, en usta ve en tecrübeli olan varlık kuşkusuz ki 'şeytan'dır. Şeytan cennetten kovulduğu günden bu yana, bu ahlaksızlığından vazgeçmemiştir. Kıyamete kadar da münafıklığa, samimiyetsizliğe, yalana, ikiyüzlülüğe ve sahtekarlığa devam edeceğine dair and içmiştir. Dolayısıyla 'münafığın yol göstericisi' de, 'münafıklığın sırlarını en iyi bilen' varlık olan 'şeytan'dır. Allah, Kuran'da 'münafığın şeytanla olan işbirliğine' dikkat çekmiş ve münafıkların, şeytanlarına "Biz sizinle birlikteyiz", "İman edenlerle ise yalnızca alay ediyoruz" dediklerini hatırlatmıştır:

Şeytandan Allah’a sığınırım

İman edenlerle karşılaştıkları zaman: 'İman ettik' derler. Şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise, derler ki: 'Şüphesiz, sizinle beraberiz. Biz (onlarla) yalnızca alay ediyoruz. (Bakara Suresi, 14)

Münafıklar Müslümanların yanındayken onlara, "Allah'ı ve Müslümanları çok sevdiklerini; her türlü kötülükten, küfürden ve inkarcıların zalim, gaddar ahlakından nefret ettiklerini" söylerler. Ama şeytanla ve şeytanın küfürdeki dostları olan insanlarla karşılaştıklarında da, hemen onların gözüne girmeye ve onlara yaranmaya çalışan küfri bir üslup kullanırlar. Allah bir Kuran ayetinde, münafıkların kendilerine 'Allah'ı değil, şeytanı veli edindiklerini' şöyle haber vermiştir:

Şeytandan Allah’a sığınırım

Kimine hidayet verdi, kimi de sapıklığı hak etti. Çünkü bunlar, Allah'ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar. (Araf Suresi, 30)

Dolayısıyla 'münafıkların lideri, yol göstericisi, velisi, yardım talep ettikleri, güvenip sığındıkları, güçlü olduğuna inandıkları ve aklına tam olarak uydukları varlık şeytandır'.

Bir başka ayette de Allah, Şeytandan Allah’a sığınırım

"Kim Rahman (olan Allah)ın zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir şeytana onun 'üzerini kabukla bağlattırırız'; artık bu, onun bir yakın dostudur." (Zuhruf Suresi, 36) sözleriyle, münafıkların 'şeytanın yakın dostları' olduğunu bildirmiştir. Allah'tan, Kuran'dan, Müslümanlardan yüz çeviren, -Allah'ı tenzih ederiz- Allah'ın hak sözünü reddeden münafıklar, şeytan ile ayrılmaz bir bütün haline gelmişlerdir. Şeytanın, münafığın üzerini bir kabuk gibi sarmasıyla; şeytanın her türlü küfür felsefesi, sinsi ahlakı ve yöntemleri münafığın da bünyesine işler. Bundan sonra münafık, -tövbe etmediği sürece-, bu yakın dostundan bir an bile ayrılmaz ve kendini tümüyle onun yönlendirmesine bırakır. Şeytan ile bir bütün olarak hareket eden 'münafıkların bu şeytani ittifakları ve sıkı dostlukları' yine bir başka ayette şöyle haber verilmiştir:

Şeytandan Allah’a sığınırım

... Biz gerçekten şeytanları, inanmayacakların dostları kıldık. (Araf Suresi, 27)

Kuran'da verilen tüm bu bilgiler, 'münafığın gerçek liderinin şeytan' olduğunu' ve 'şeytanın tüm alçakça yöntemlerinin, münafık karakterinde de vücut bulduğunu' gösterir. Münafık, şeytanın kendisine gösterdiği yolu izler ve o da onun gibi, kendisiyle birlikte tüm insanlığı sapkınlığa sürükleyebilmenin kirli mücadelesini verir.

Bu nedenle şeytanın adımlarını izleyen münafık karakterli bir insan, her fırsatta oyunlarına ve ikiyüzlülüğüne devam eder. Şeytan nasıl samimiyetsizlik yapmaktan, yalan söylemekten, oyun oynamaktan bıkmazsa; münafık da şeytanın ilhamıyla hareket ettiği için, aynı şekilde bıkmadan, usanmadan sinsiliğine, alçaklığına ve ikiyüzlülüğüne devam eder.

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/246173/munafigin-lideri-seytandirhttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/246173/munafigin-lideri-seytandirhttp://imgaws1.fmanager.net//Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/68_munafik_03.jpgSat, 15 Apr 2017 00:35:14 +0300
Allah'ın İsimleri: Allah Aziz’dirAziz: Üstün, kuvvetli, güçlü, şerefli, mağlup edilmesi mümkün olmayan, galip olan

Allah mutlak güç sahibidir. O'ndan üstün hiçbir güç yoktur.

­­­­İnsanların sırrını dahi kavramaya güç yetiremedikleri her türlü kanunu yaratan Allah'tır. Yarattığı tüm varlıklar ancak O'nun emriyle hareket edebilmektedirler.

­­­Allah, yazmıştır: "Andolsun, Ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır.  (Mücadele Suresi, 21)

 

]]>
http://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/246056/allahin-isimleri-allah-azizdirhttp://pkkyacozum.com/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/246056/allahin-isimleri-allah-azizdirhttp://imgaws1.fmanager.net/Image/objects/50-kisa-filmler-mutlaka-izleyin/Allahin_isimleri_Aziz.jpgThu, 13 Apr 2017 04:12:44 +0300